KAR; RAHMETTİR, BEREKETTİR
Uzun süren kurak ayların ardından, hamdolsun, gökyüzü nihayet kapılarını açtı. Toprak susuzluğunu, insan gönlü hasretini unutur gibi oldu. İnce ince başlayan kar, yeryüzüne yalnızca beyazlık değil; umut, sükûnet ve rahmet de indirdi. Her tanesi ayrı bir hikâye fısıldayan kar taneleri, semadan ağır ağır süzülürken kalplere de dokundu.
Karın sessizliği vardır. Gürültüsüz, acele etmeden iner. Yağdığı an, yeryüzü susar; şehirler bile bir anlığına nefesini tutar. Bu sessizlik, insanın içini dinlemesine vesile olur. Ruh, karın beyazlığıyla arınır; kalp, sükûnetle dolup taşar. Çünkü kar, Rabbimizin kudretini en zarif haliyle gösterdiği bir tecellidir.
Her bir kar tanesinin farklı bir kristal yapıya sahip olması, bize “aynı görünenin aslında ne kadar eşsiz” olduğunu hatırlatır.
Kar, tefekkürdür; ibrettir. Gökyüzünden düşen her beyaz dokunuş,........
