SU VARKEN SUSUZ KALMAK: TÜRKİYE’NİN İKLİM PARADOKSU VE ELAZIĞ GERÇEĞİ
Türkiye’nin iklim haritasına uzaktan baktığınızda zenginlik görürsünüz. Yaklaştıkça karmaşıklık, daha da yaklaştıkça ise bir çelişki belirir:
Su var ama yok.
Daha doğrusu: Yanlış yerde, yanlış zamanda ve yanlış şekilde kullanılıyor.
Bilimsel veriler açık. Türkiye, sanıldığından daha fazla yağış alıyor. Kullanılabilir su potansiyeli revize edildi, rakamlar yukarı çekildi. Ancak işin kritik KPI’ı burada başlıyor: kişi başına düşen su miktarı. Nüfus artıyor, su sabit kalıyor, yönetim hâlâ analog reflekslerle ilerliyor. Sonuç?
Türkiye artık net biçimde “su stresi yaşayan ülkeler” liginde.
Bu bir doğa olayı değil. Bu, yönetimsel bir performans sorunu.
Büyük Resim: Yaz Gelince Ülke Susuyor
Veriler diyor ki:
Bu ülkenin ’inden fazlası yaz aylarında su açığı yaşıyor.
Yani mesele “kurak bölge” meselesi değil; mevsimsel yönetim krizi.
Yağışı kışın alıyoruz, suyu yazın arıyoruz. Depolama yetersiz, tarım politikaları iklime kör, şehirleşme ise suyu hâlâ sınırsız bir kaynak sanıyor.
Kısacası: İklim 21. yüzyılda, planlama 20.........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin