menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HAZAR’IN SESİ KESİLİRSE, SIRADAKİ SESSİZLİK BİZ OLURUZ

13 0
yesterday

19 Mayıs 2026 tarihinde, Günışığı gazetesinde bir köşe yazısı paylaşmıştım.

Çünkü o gün de içimde aynı endişe vardı.

O yazıda şunu söylemiştim:

“Hazar’ın suları çekilmeden, o meşhur gün batımı zehirli tozların arkasında kaybolmadan sesimizi yükseltmeliyiz. Çünkü bilim bize açıkça söylüyor: Ekosistemin çöküşü, geri dönülemez bir yoldur.”

Ama ne yazık ki Hazar için duyduğumuz kaygılar geçmedi.

Bugün daha güçlü konuşmak zorundayız.

Çünkü mesele artık sadece bir göl meselesi değil.

Son günlerde Sayın Hadi Önal’ın Sivrice ve Hazar Gölü’nün geleceğine dair yaptığı duyarlı çağrıyı dikkatle okudum. O yazı bana bir kez daha şunu gösterdi:

Sivrice sadece bir ilçe değildir.

Hazar sadece bir göl değildir.

Bazı meseleler vardır; bir kez yazılıp geçilmez.

Çünkü o mesele artık sadece bir haber değil, vicdan borcuna dönüşür.

Ben Hazar Gölü için daha önce de yazdım.

Sivrice’nin doğal yapısının bozulmaması gerektiğini, ekolojik dengenin korunmasının bir tercih değil zorunluluk olduğunu, Hazar’ın yalnızca bir göl değil bu bölgenin........

© Günışığı Gazetesi