GENÇLER GELECEĞİMİZDİR
Geçtiğimiz hafta sonu Türkiye Yazarlar Birliği Elazığ Şubesi’nin kongresinde kıymetli arkadaşlarımızın teveccühüyle şube başkanlığı görevine seçildim. Bu görevi Elazığ’ın kültür ve sanat hayatına hizmet etme sorumluluğu olarak görüyorum.
TYB Elazığ Şubesi olarak başta Elazığ Valiliği, Belediyemiz, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, ve Fırat Üniversitesi, Kültür Müdürlükleri gibi kurumlarla kültür, edebiyat ve sanat alanlarında işbirliği içerisinde etkinlikler yapma niyetindeyiz. Yeni dönemde üzerinde özellikle durmak istediğimiz konuların başında ise gençler var.
Bir ülkenin geleceği, gençlerinin nasıl yetiştiğiyle doğrudan ilgilidir. Çünkü bu ülkenin gelecekteki sahipleri gençlerdir. Fakat bugün gençlerimizi yetiştirirken hiç olmadığı kadar farklı bir çağın içinden geçiyoruz.
Dijital çağ çok hızlı geldi. Belki de biz, bu hızın ne anlama geldiğini tam olarak kavrayamadan kendimizi onun içinde bulduk. Birkaç saniye içinde dünyanın öbür ucundaki bir bilgiye ulaşabiliyor, milyonlarca insanın düşüncesine aynı anda maruz kalabiliyoruz.
Bu büyük bir imkân. Ama aynı zamanda büyük bir tehlike. Çünkü bilgi çoğaldıkça doğru bilgiye ulaşmak kolaylaşmadı. Aksine, doğru ile yanlışın birbirine karıştığı bir ortam oluştu. Gençler yalnızca bilgi bombardımanına tutulmuyor; aynı zamanda birbirinden tamamen farklı düşünceler, hayat biçimleri, değerler ve dünya görüşleri arasında savrulabiliyor.
Peki bu kadar farklı sesin arasında doğruyu kim gösterecek? Daha önemlisi, doğru ile yanlışı birbirinden ayırabilecek ölçüyü gençlerimize nasıl kazandıracağız? Asıl mesele burada başlıyor. Çünkü insanın yalnızca bilgiye değil, bilgiye yön verecek bir akla ve vicdana da ihtiyacı var.
Bir tarafta sınırsız özgürlük söylemi, diğer tarafta çılgınca tüketim kültürü… Bir tarafta "istediğin gibi yaşa" anlayışı, diğer tarafta sürekli daha fazlasını istemeye yönlendiren küresel bir sistem…
Bütün bunların arasında nihilizm gibi hayatın anlamını........
