FAZLA İYİLİK DE KÖTÜLÜKTÜR |
Sizler de zaman zaman şu cümleleri duymuşsunuzdur: “Yaptığım iyiliklerin cezasını çekiyorum.” “Ne kadar iyilik ettiysem o kadar kötülük gördüm. Ne yaptıysam olmadı” Ya da “Bu dünyada kimseye iyilik yaramıyor.”
Bu sözler genellikle öfkeli anlarda değil; aksine uzun süre yapılan iyiliklerin ardından biriken yorgunluğun, ya da iyiliğe karşılık kötülük ve vefasızlıkla karşılaşmanın doğurduğu derin bir hayal kırıklığının sonucunda söylenir. Bu, insanın kalbinin derinliklerinden taşan samimi bir sitemdir.
“İyilik yap iyilik bul” sözü ilk bakışta kulağa son derece doğru, hatta ahlâkî bir ilke gibi gelir. Ancak çoğu zaman gözden kaçırdığımız bir gerçek vardır: Fazla iyi olmak, aslında iyi bir şey değildir. Hatta bilinenin aksine fazla iyi olmak bir erdem değil, insanın kendisini ve sınırlarını yitirmesinin adıdır.
Fazla iyi olan insanlar çoğu zaman başkalarını “kırmamak” adına susmayı tercih eder; itiraz etmeleri gereken yerde geri durur, sınır çizmeleri gereken noktada çoğu zaman sınırlarının ihlal edilmesine sessiz kalırlar. “Ayıp olmasın” düşüncesiyle istemedikleri şeylere razı olur, “kalp kırmayayım” kaygısıyla kendi rahatsızlıklarını görünmez kılarlar. Ancak bu süreçte fark etmeden kendi kalplerini ihmal eder, ihtiyaçlarını ve haklarını erteleyerek sessiz bir yük taşımaya başlarlar. Zamanla bu yük ağırlaşır; insan üzülür, yorulur ve çoğu kez karşısındakilerin bu iyi niyeti bir erdem olarak değil, kullanılmaya açık bir zayıflık olarak gördüğünü acı bir........