ÇOCUKLARINIZIN KÖLESİ OLMAYIN
Pek çok ebeveynden, özellikle de annelerden sık sık şu cümleleri duyarım: “Çocuğumun önünde köle gibi döndüm, saçımı süpürge ettim, her dediklerini yaptım ama yine de…” Bu sözler çoğu zaman bir sitemle, biraz da karşılık bekleyen ama istediği karşılığı bulamayan bir yorgunlukla söylenir. Onlara tavsiyem şudur:
Siz siz olun çocuklarınızın kölesi veya uşağı olmayın. Çünkü insanlar, köleleri ya da uşakları onlara ne kadar iyilik yaparsa yapsın, onlara karşı minnettarlık hissetmezler. Zor zamanlarımızda hep yanımızda olan ama işi bitince bir kenara atılan bir bastona bir daha dönüp bakmadıkları gibi…
Bastona, yürümekte zorlanınca yaslanırız, onu zorlandığımızda ayakta kalmak için kullanırız ama işimiz bittiğinde bir köşeye bırakır geçeriz. Baston ne kadar işe yaramış olursa olsun, bize ne kadar iyiliği dokunursa dokunsun kimse ona teşekkür etmez. Hayatta birilerine baston olduğunuzda da çoğu zaman olan budur.
Psikolojik olarak bunun nedeni basittir: Sürekli desteklenen, her ihtiyacı karşılanan kişi, zamanla bu desteği bir iyilik ya da bir lütuf değil, doğal bir hak olarak görmeye başlar. Sanki herkes onların etrafında pervane olmak zorundaymış gibi ben merkezci düşünür. Egosu ve kibri kabarır. Minnettarlık, bağımlılığın olduğu yerde değil; özgürlükle kurulan ilişkide sağlıklı bir şekilde yeşerir.
Biz insanlar, dünya denen bir misafirhanede, hızla giden bir trenin içinde gözlerimizi açıyoruz. Ne zaman sonlanacağını bilmediğimiz bu hayat yolculuğunda, çocuklarımız da bizim vesilemizle hayata........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar