menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NEREDE BU ÇEVRECİLER?

17 0
04.04.2026

Ey çevre adına dünyayı ayağa kaldıranlar,

Ey bir balinanın kıyıya vurmasını günlerce manşet yapanlar,

Ey plastik pipetle mücadeleyi insanlığın kurtuluşu olarak sunanalar,

Bakın Allah aşkına, bir ayı geçkin bir süredir gökyüzü yanıyor; denizler, petrol ve kimyasal atıklarla kirleniyor, toprak ağır metallerle zehirleniyor; ama siz yoksunuz. Yoksa söyledikleriniz reklam, eylemleriniz gösteriş miydi?

Hani siz doğa için vardınız. Hani siz bir ağacın kesilmesine karşı dünyayı ayağa kaldırıyordunuz. Hani bir fabrikanın bacasından çıkan zehirli gazı insanlığa ihanet olarak görüyordunuz.  Peki, bir ayı aşkın bir süredir dünyamızın bir bölümünde meydana gelen felaketi hiç mi görmüyorsunuz? Bombalar yağarken, gökyüzü kimyasal zehirlerle kirlilik felaketini bütün boyutları ile yaşarken, uçaklardan atılan bombalar, yerden ateşlenen füzeler toprağa ve suya ölüm kusarken neden susuyorsunuz?

Hani çevre evrenseldi. Yoksa sizin meseleniz doğa değil de kimin doğası olduğu muydu? Doğayı kirletenler güçsüzler olduğunda mangalda kül bırakmayanlar, kirleticiler güçlü olunca dillerini mi yutuyorlar. Yoksa sizin meseleniz güçlülerin yaşadığı coğrafyayı korumak güçsüzlerin yaşadığı coğrafyada ise “bana dokunmuyor ya!” felsefesi mi? Karşınıza dikileceğiniz güç büyükse susmayı marifet saymanız sizin samimi olmadığınızın açık bir göstergesi değil mi? Hani nerede kaldı ilkeleriniz?

Savaş, sadece toprağı, suyu, havayı zehirlemiyor insanlarla birlikte insanlığı da öldürüyor. Bir bombanın doğaya verdiği zarar yüzlerce fabrika bacasından çıkan zehirli gazlardan daha mı az zararlı? Sizin hâlâ “çevreci”, “çevre dostu” olarak boy göstermenizdeki samimiyetinize bundan sonra kim inanır? Gerçek çevrecilik güçlünün yaptığı tahribat karşısında susmak mıdır? Gerçek çevrecilik bombaya karşı durabilmektir. Gerçek çevrecilik doğayı olduğu kadar insanı da koruyabilmektir. Sizin sessizliğiniz, suskunluğunuz, pişkinliğiniz bir büyük kirlilik değil de nedir?

Şu bir gerçek ki en büyük kirlilik; susarak kabullenmektir. Unutulmasın ki bugün susanlar yarın söz söyleme hakkını kaybederler.


© Günışığı Gazetesi