menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İHMAL… İHMAL DE NEREYE KADAR? (I)

26 0
yesterday

Nedir İhmal? Yapılması gerekeni yapmamaktır, görüp de susmaktır, bilip önlem almamaktır, uyarıldığı halde uyarıya kulak asmamaktır. Denetim görevini kâğıt üzerinde yapıp gerçekte uygulamamaktır. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.” anlayışıdır. “Nasıl olsa bir şey olmaz.” rahatlığıdır. “Bizden önce de böyleydi.” bahanesidir. Bazen de bir makamı, bir koltuğu, bir yakınlığı, bir siyasi hesabı insan hayatının önüne koymaktır.

            Türkiye'nin deprem gerçeğini bilmeyen var mı? Yok! Hangi bölgelerin deprem riski taşıdığı bilinir. Hangi yapıların riskli olduğu bilinir. Yapı yönetmelikleri bilinir. Zemin etüdünün önemi bilinir. Kentsel dönüşümün gerekliliği bilinir. Denetimin önemini bilinir. Bütün bunlar bilinir de neden her büyük depremden sonra aynı manzarayla karşılaşılır? Yıkılmış binalar… Enkaz altından gelen imdat çığlıkları… Ağlayan anneler… Evladını arayan babalar ve ekranların karşısında çaresizce bekleyen milyonlar… Sonra mikrofon uzatılır birlerine: “Bina neden yıkıldı?” Cevap, “deprem oldu!” İyi de deprem olacağını bilmiyor muydunuz? Depremi engelleyemezdiniz; ama çürük binayı engelleyebilirdiniz. Depremi durduramazdınız; ama bilime aykırı yapılaşmayı durdurabilirdiniz. Depremi önleyemezdiniz; ama ihmali önleyebilirdiniz.  Neden yapmadınız?

            Deprem olur, insanlar ölür; bahane hazır: “Kader”… İyi de kader, insanın tedbir alma sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bir binanın kolonunda eksik demir kullanmak kader değildir. Kalitesiz malzeme kullanmak kader değildir. Denetim yapmamak kader değildir. Ruhsatsız yapıya göz yummak kader değildir. İmar kurallarını çıkar uğruna eğip bükmek kader........

© Günışığı Gazetesi