TUTARLILIK SANDIĞIMIZ GİBİ DEĞİL

Tutarlılık, çoğu zaman yanlış anlaşılan bir kavram. Genellikle “iradeli olmak”, “disiplinli yaşamak” ya da “ne olursa olsun devam etmek” gibi romantik ama eksik tanımlarla anlatılır. Oysa gerçek hayatta tutarlılık, kahramanca bir çabanın değil; görünmez bir tasarımın ürünüdür.

Günlük hayatımıza baktığımızda bunu açıkça görürüz. İnsanlar, en doğru olduğunu bildikleri şeyleri bile çoğu zaman yapmazlar. Ertelerler, unuturlar, vazgeçerler ya da daha kolay bir seçeneğe yönelirler. Bu noktada mesele karakter zayıflığı değil, sistem eksikliğidir. Çünkü insan zihni, doğası gereği, her zaman en az dirençli yolu seçer. Bu, bir kusur değil; bir çalışma prensibidir.

Kevin Dutton bu durumu bir elektrik devresine benzetir: Akım, her zaman en kolay yolu bulur. Zihin de öyle. Eğer doğru davranış zor, zahmetli ve karmaşıksa; yanlış olan, kaçınılmaz şekilde cazip hale gelir. Bu yüzden tutarlılığı irade üzerinden kurmaya çalışmak, sürekli yokuş yukarı yürümeye benzer. Bir yere kadar gidersiniz ve sonra durursunuz.

Gerçek tutarlılık, davranışın........

© Günışığı Gazetesi