BOŞ GÖSTERENİN PEŞİNDE: SOSYAL MEDYA AFORİZMALARI |
Sosyal medyada sonsuz bir akışın içinde kaydırırken durup okuduğunuz o kısa, çarpıcı sözler vardır:
“Ne ekersen onu biçersin.”
“Bazen susmak en güçlü cevaptır.”
“Her şey yolundadır, henüz görmüyorsun.”
Bu sözlerin nereden geldiğini bilmezsiniz. Kim yazdı? Hangi bağlamda? Hangi tartışmaya, hangi acıya, hangi öfkeye yanıt olarak doğdular? Bilmezsiniz. Ama yine de işe yararlar. Paylaşılırlar, beğenilirler, hikâyelere eklenirler, bazen bir ömre sığdırılamayan duyguların yerine geçiverirler.
Çünkü bu sözler, anlamlarını içerdikleri şeyden değil, içermedikleri şeyden alır.
Arjantinli siyaset teorisyeni Ernesto Laclau ve Belçikalı arkadaşı Chantal Mouffe, Hegemonya ve Sosyalist Strateji’de bu fenomene bir isim verir: boş gösteren (empty signifier).
Bazı kelimeler vardır: “adalet”, “özgürlük”, “halk”, “demokrasi”. Bunların içeriği sabit değildir, aksine ne kadar belirsizleşirlerse o kadar işlevsel hale gelirler. Çünkü herkes kendi deneyimini, kendi hayal kırıklığını, kendi adalet arayışını bu kelimelerin içine yerleştirebilir. Kelime boşaldıkça, onu doldurmak isteyenlerin sayısı artar.
Sosyal medya aforizmaları da tam olarak böyle çalışır. Bir söz, doğduğu bağlamdan koptuğu anda çoğalmaya başlar. Artık tek bir anlamın esiri değildir. Herkes ona kendi anlamını yükler: Bir ayrılık acısı çeken için “Bazen susmak en güçlü cevaptır” bir onur manifestosudur. İş yerinde haksızlığa uğrayan için aynı söz, sessiz bir........