We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

BİZ ÇOK HÜR VE ÖZGÜRMÜYÜZ ?..

1 1 0
16.06.2021

İnsanlar yaratılış itibariyle hür ve özgür yaratılır ve özgürdürler ancak; belirli bir yaş ve dönem sonrası, yani akil baliğ olduktan sonra asıl hür ve özgürlüklerini kendi iradeleriyle belirlerler.

Hür veya hürriyet serbest ve bağımsız olma, istediğini istediği zaman yapma, etme ve yaşamada hiçbir sınırlaması olmayan anlamına gelse de bu yaşam tarzı her toplum ve millet için, her toplum ve millette belirli bir inanca sahip hele hele İslam inancına sahip herkes için geçerli olmayandır.

Özgür veya özgürlük ise; hür ve hürriyetin eş anlamlısı olup yine istediğini istediği gibi yapma, etme, yaşama ve kısacası tam anlamıyla her şeyde bağımsız ve serbest olma anlamını taşısa da bu düşünce ve yaşama tarzı da yine yukarıda ifade ettiğimiz inanç ve düşünce sahibi bulunan herkes için geçerli olmayandır hele hele Müslüman kitlede, gerçek manada Müslümanlığı yaşayan ve gerçek Müslümanım diyenlerde.

Oysaki; hemen hemen herkeste beşeri anlamda hür ve özgür olma özlemi doğar ve bu konuda olduk olmadık mücadele içerisine girer kimi olgunca kimileri de isyan noktasına dönüştürecek derecede.

Yazımızın başlığında ifade ettiğimiz gibi biz, yani İslam’la müşerref olmuş ve asırlar öncesi İslam’ın bayraktarlığı şerefini üstlenmiş ve bugüne kadar bu ulvi görevi ifa etmekte bulunan Türk Milleti, yine asırlardır tüm unsurlarıyla bir arada yaşamış ve o gün bugündür ortaya koyulan engel ve ortaya atılan fitne tohumlarına ve oluşturulan girdaplara rağmen bir arada yaşamakta olan Aziz Türk Milleti olarak beşeri alanlarda yani bunlardan biri ekonomi alanında olduğu gibi ilahi anlamda da Hür ve Özgür değiliz hele de ilahi anlamda İslam geçinen, kamufle amaçlı Müslüman olduklarını ifade edip aldatıcı davranan, toplumun dini duygularını istismar edip Müslüman geçinen sözde Müslüman ve Müslümanım diyenler dışında.

Bu görüş ve düşüncemize katılmayıp nasıl olur ülke ve millet ve de Müslümanlar hür ve özgür değildir, böyle bir şey olamaz, böyle saçmalık olur mu diyenler olabilir. Hatta ve hatta olmadık yersiz düşünceler ileri sürüp bizi suçlayabilirler. Bizim ileri sürdüğümüz bu görüş ve düşüncemize karşı bu ve gibi değişik tepkiler gayet doğal ve yerinde tepkiler. Ancak ve ancak günümüzde olan ve yaşanılan bazı olumsuz hadise ve gelişmelere aklıselim bakıp mantık süzgecinden geçirdiklerinde göreceklerdir ki; gerçekten istihdamı tamamlayamamış, işsizliği tam anlamıyla çözememiş, her ne kadar son yıl ve dönemlerde dışarıya savunma amaçlı kullanılan Siha ve İha denen insansız hava aracı ihraç eden, Doğal Gaz rezervleri yükselen bir ülke konumuna gelmiş olsak da yine de birçok genel ihtiyacımızı olmadık devletlerden ithal ederek henüz arzu edilen boyutta bir ekonomi güce sahip olmadığımızdan olacak ki ülke ve millet olarak bağımsızlığımızı elde etmediğimizi ve gerçek Müslüman olanların, özellikle Müslüman Türk Milleti’nin sadece beşeri anlamda değil, İslam’ i ve insani boyutta da hür ve özgür olmadıklarını görecek, bu da yetmez sadece ve sadece Müslüman Türk Milleti’nin değil, Müslüman insanın, insanların, insanca yaşayanların bil cümlesinin ilahi anlamda hür ve özgür olmadıklarını görüp anlayacak ve bize hak vereceklerdir. Meseleye aklıselim bakıp yaklaştıklarında bize hak vereceklerini de düşünüyoruz.

Meselenin özünü ifade edecek olursak; insanların, insan olup insan endeksli düşünüp yaşayanların hele de gerçek manada bir inanca, yani yukarıda ifadeye çalıştığımız üzere İslam inancına sahip Müslümanım diyen toplumların bir cümlesi Allah’a gerçek kul olma noktasında yaşamın her alanında istedikleri gibi düşünüp yaşama gibi bir hürriyete ve özgürlüğe sahip değillerdir ve o anlamda hür ve özgür değillerdir. İstedikleri her görüş ve düşünce peşinde koşup yaşama ve insanların yaşamasına vesile olma gibi hür ve özgür yaşama hakkımız var deme gibi bir lüksleri yoktur ve olamazda her ne kadar hür ve özgür olduklarını söyleyen aklı evvel Müslüman geçinenler olsa da.

Soruyor ve diyoruz ki;

Yukarıda ifade ettiğimiz gibi millet olarak, Müslüman geçinen toplum ve toplumlar olarak ihtiyaç duyduğumuz birçok şeyi dışarıdan, hem de olmadık devletlerden, yani İslam’a hakaret eden ve Müslümanlara zulm eden, Müslümanların mabetlerine ket vuran, yıkımına çalışan isimleri lazım olmayan devlet ve yandaşlarından almıyor muyuz?

Devlet ve millet olarak ne kadar üretici ve ne kadar tüketiciyiz?

İstihdam alanlarımızın sayısı ve işsizlik ne boyutta?

Ekonomik olarak neredeyiz ve ne kadar güçlüyüz?

Müslümanlar olarak, gerçek Müslümanlar olarak sayımız ne ve ne kadar?

Gerçek Müslüman olarak gördüğümüz insanlar kendilerini ne kadar sorgulamakta?

İslami yaşamın neresindeyiz?........

© Günışığı Gazetesi


Get it on Google Play