We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

AYETLER IŞIĞINDA!..-1-

1 0 0
22.09.2021

Öyle inanıyorum ki bizim olduğu gibi bizleri yoktan var kılan, varlığımızdan haberdar eden Yüce Allah’a iman etmiş, insanların doğru yolu bulması noktasında vesileler kılıp doğruya yönelmelerini sağlayan birçok aklıselim insanın zaman zaman değişik vesilelerle dile getirdiği bir söz vardır.

Deriz ki; toplumda arzu edilenin geneli olmasa da birçok güzelliğin yaşanması ve anlamını bulması yanında olması gereken gerçek ve samimi inanç ve inanç kaynaklı sevgi ve güvenin tesisi için olmazsa olmazlardan olan, Allah’ın biz kullarına Peygamberler vasıtasıyla gönderdiği emirler olan ayetler, Peygamberimizin (Hz. Muhammed Mustafa s.a.s) hadisleri ve de alim, ülema ve edebi şahsiyetlerin günümüze kadar gelen anlamlı sözlerinin ışığında hareket edip yaşamakla mümkündür, bunlar ışığında yaşanmadığı müddetçe toplumda arzu edilen ve beklenen güzellik, sağlık ve huzura ermek mümkün değildir.

Evet;

Ayetler Işığında yaşanmış olunsa, hem de gerçek manada samimiyet çerçevesinde yaşanmış olunsa;

Allah’ı tanımamazlık olur mu?

Allah’ın tanıyor, biliyor ve iman etmiş gibi davranıp aksini yaşamak olur mu?

Sevgi yoksunluğu olur mu?

Haklı veya haksız bir şekilde biri veya birileriyle bozuşmuş, haksızlığa uğraması sebebiyle araları bozulmuş olması nedeniyle hakkını helal etmeyip Allah’a havale ettiği bir insan veya insanlara karşı seviyor gibi görünmek, hastalandığı veya öldüğünde ziyaretine gitmek veya cenazesine gidip taziyesinde oturmak gibi bir riyakarlık söz konusu olur mu?

Topluma zararı had safhayı aşmış insanları sevmek ve onlara karşı şakşakçılık yapmak olur mu?

Allah’ın kesin ve değişmez, yorumu yapılıp açıklık getirilmez ayetlerinden Faiz’e, rüşvete, zinaya, yalan yanlış yemin etmeye, insan öldürmeye, zulümde bulunmaya, yalan şahitlik yapıp doğruyu saptırmaya veya doğru söylemeye çalışırken gerçekleri gizleyip yalan yanlış konuşarak davanın uzamasına vesile olmaya ve gibi daha birçok olumsuzluğu yaşama ve yaşatmaya sebep olunur mu?

Fırsatçı olup tefecilik yapmak, fahiş fiyata mal satmak olur mu?

Kısa ve öz olarak ayetlerde belirtilen emir ve yasakların tümü bile bile inkar edilerek toplumun huzur ve güveni, sağlık-sıhhat ve afiyetinin bozulması sağlanır mı?

Toplumun varlığını idame ettirdiği namus-şan- şeref ve haysiyeti olarak bilinen ve de olmazsa olmazlardan olup ecdadın büyük bedeller ödeyerek elde dip emanet olarak bıraktığı vatana, Anavatana ihanet, isyan ve başkaldırıda bulunulur mu?

Tabii ki soru dizisiyle ele alıp sizlerle paylaştığımız bu olumsuzlukların hiçbiri yaşansın istenmez, yaşanması ve yaşatılması kabul görmez ve arzu edilmez. Ancak gelin görün ki; bunlar ve bunlar gibi daha nice olumsuzluklar yaşanmış, yaşanıyor ve halen daha yaşanmakta.

Sebep;

Elbette ki yukarıda ifadeye çalıştığımız üzere Ayetler Işığında bir yaşamın olmayışı ve yaşanmayışıdır.

Ha!.. ayetler ışığında güzellikleri yaşayan ve yaşatan yok mudur?

Elbette ki çok azda olsa var, varlar.

Zaten geçmişte olsun, günümüzde olsun güzellikleri yaşayan ve yaşatanlar var olmuş ve halen var olanlar ile Din için, İman’ ın muhafazası, Vatan bütünlüğü, Bayrak gönlerde sürekli dalgalanması ve Ezan’ ın dinmeden okunması ve gibi değerlerin var olup devamiyeti için mücadele edip şehadet şerbeti içmiş Şehitler, sessizler, gerçek alim ve ülema yani içtihat sahibi manevi mimarlar, insan kazanma noktasında samimi hizmette bulunan gerçek insanlar, kimilerinin beğenmeyerek tepeden baktığı, sokakta gezerken birilerinin itibar etmediği değerler yüzündendir beklenmeyen ve arzu edilmeyen kötülük fazla yaşanmamakta, yaşanıyor olanlarında çok fazla zarar vermemesine sebep olunmakta.

Sonuç itibariyle toplum olarak arzu edip yaşanmasını istediğimiz birçok güzelliğin yaşanması için bizleri yoktan var kılıp emirleri doğrultusunda yaşamamızı isteyen Yüce Allah’ın Ayetleri Işığında yaşamak gerek, yaşanması içinde gayret sarf etmek gerek.

İnsan, insan, illa ki insan olmak gerek…

AYETLER

*İşte kendilerine yazık edenler bunlardır; uydurdukları (tanrılar) da yanlarından kaybolup gitti.Hud:21

*Şüphesiz bunlar, ahiret te en çok ziyana uğrayanlardır. Hud:22

*İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapan ve rablerine gönül huzuruyla teslim olanlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. Hud:23

*Bu iki grubun durumu, kör ve sağır olan kimse ile gören ve işiten kimsenin durumuna benzer. Bunlar eşit olur mu? Hâlâ ibret almıyor musunuz? Hud:24

*Gerçek şu ki biz Nûh’u kavmine elçi olarak gönderdik; şöyle dedi: “Allah’tan........

© Günışığı Gazetesi


Get it on Google Play