We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

AĞUSTOS AYI VE YAŞANAN ZAFERLER

1 0 0
25.08.2021

Tarihi zenginlik noktasında; tarihi en derin, en temiz, en zengin ve de zaferlerle dolu, zaferleri bayrama dönüştürmüş tek millet biziz, Biz Aziz Türk Milletiyiz.

Millet olarak, Aziz Türk Milleti olarak sahibi olduğumuz bu zenginlikler inkar edilemez bir gerçektir.

Millet olarak; bir gerçeğimiz daha var ki O’da İslami ve insanı düşünce doğrultusunda asırlar öncesi kucaklayıp bağrımıza bastığımız ancak sonradan dışa bağımlı ve maşası ihanet şebekeleriyle bir olup ihanet edenlerin yarattığı tüm olumsuzluk ve bu olumsuzluk nedeniyle yaşadığımız acı ve hüznün süreli olmasıyla beraber bunlara karşı kökten bir tedbirin alınmayışı ve gerekli ağır müeyyidenin uygulanmamasıdır.

Evet;

Tarihi zenginlik dedik, bu zenginliklerde zaferler dedik, bunların bayrama dönüştürdüğümüzü söyledik ve asırlardır bu zenginliğin nimetiyle beraber külfetini yani olumsuzluğunu yaşadığımızı söyledik.

Hani bir söz var der ki; ‘’Her nimetin bir külfeti veya her külfetin bir nimeti vardır’’ diye. Zaferler külfet gibi görülse de aslında büyük bir nimettir bizler ve bizlerin varlığı ve bağımsızlığı için.

Birileri kabul eder mi, hoş görür mü bilmiyoruz ancak bildiğimiz yukarıda ifadeye çalıştığımız üzere gerçeğimiz bu bizim. Bu gerçeklerimiz hakkında kim veya kimler ne düşünür çokta önemli değil bizim için.

Hemen her millette olduğu gibi Biz Aziz Türk Milleti nezdinde de tarihlerin ve tarihlerin içinde saklı olduğu ayların çok ama çok büyük bir değeri ve anlamı vardır Destanlaşmış Zaferlerin içerisinde yer aldığı zaferler veya destanlar ayı Ağustos Ayı gibi…

Bu ayda; büyük ecdadımız cennet mekan Sultan Alp Arslan, Gazi Mustafa (Mustafa Kemal Atatürk) Kemal Paşa ve diğer büyükler kadar Destanlar Şairi Elazığ’ın ilçesi Ağın’ın yetiştirdiği edebi şahsiyetlerden merhum Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’ da hatırlanan ve hatırlanması gerekenler arasındadır.

Ağustos ayı; biz milletin var oluşunda ve zenginliklerimizin bayrama dönüştürülmesinde büyük bir yeri vardır diğer aylara rağmen.

Çünkü bu ayda, bu destanlaşmış zaferler ayında milletin var oluşu ve bağımsızlığı söz konusudur. Bağımsızlık biz milletin var oluşudur her ne kadar ekonomik olarak çokta bağımsız olmasak ta.

İşte;

Aziz millet olarak tarihi zenginliklerimiz ve bu zenginliklerin içerisinde barındığı Destanlar ayı Ağustos ve tarihi seyir içerisinde elde edilen zenginlikleri kazanırken asırlar öncesinden günümüze kadar ödediğimiz ve halen daha ödemeye devam ettiğimiz bedellere rağmen bayrama dönüştürdüğümüz tarihi zaferler;

26 Ağustos 1071 ebediyen minnettar ve müteşekkir olacağımız Sultan Alparslan komutasındaki Selçuklu orduları Malazgirt'te Bizans ordularını yenerek Malazgirt Zaferi’ni elde edip Türkler' e Anadolu'nun kapısını açmış olması.

22 Ağustos 1922 Büyük Taarruz’ un başlaması ve Baş Komutan Gazi Mustafa Kemal Paşa’

nın harekatı bizzat Afyonkarahisar yakınlarındaki Kocatepe'den idare etmesi.

Ve dünyanın en büyük kahramanlık destanlarından biri olan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 30 Ağustos'ta zaferle sonuçlanıp sonrasında bayrama dönüşmesi.

23.08.1923 te Lozan Antlaşması Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde onaylanmış olması.

30 Ağustos Zafer Bayramı 1926 dan beri Bayram olarak kutlanan bir milli bayramlarımızdan biri olması.

Hemen hemen bütün aylarımızda büyük olaylar cereyan etmiş büyük gelişmeler yaşanmışsa da Ağustos Ayında yaşanan, Aziz Türk Milleti lehine cereyan eden büyük tarihi olaylar ve gelişmelerden dolayı söz konusu bu ay daha büyük önem arz etmekte

Kısaca zaferler ayı diye bildiğimiz ve milli bayramın yaşandığı bir aydır Ağustos ayı.

Bu ay, yani 30 Ağustos günü, ilk kez 1924'te Dumlupınar'da Çal Köyü yakınlarında Cumhurbaşkanı Atatürk'ün katıldığı bir törenle eski ifadeyle Başkumandan şimdiki ifadeyle de Başkomutanlık Zaferi adıyla kutlanmıştır.

Zaferi kutlamak için iki yıl gibi bir zaman dilimini beklemenin en önemli sebebi 1923 yılının Türkiye açısından, oluşan yeni Türkiye açısından hem ulusal hem de uluslararası alanda yoğunluğun had safhada olmasıydı.

Netice itibariyle içinde........

© Günışığı Gazetesi


Get it on Google Play