menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İSLAMDA İBADET VE ŞİFA

11 0
tuesday

İnsan, bedeni ve ruhuyla bir bütündür. Modern tıp, uzun yıllar hastalıkları yalnızca fiziksel nedenlerle açıklamaya çalışmış; ancak günümüzde ruhsal durumun beden sağlığı üzerindeki etkisini açıkça kabul etmiştir. İslam dini ise asırlar öncesinden insanı sadece maddi bir varlık olarak değil, ruh, kalp ve beden birlikteliği içinde ele almıştır. Bu bağlamda ibadet, İslam’da yalnızca bir kulluk görevi değil; aynı zamanda insanın ruhunu, kalbini ve dolaylı olarak bedenini iyileştiren bir şifa kaynağı olarak görülmüştür.

Kur’an-ı Kerim’de ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hadislerinde ibadetin insan üzerindeki iyileştirici etkilerine sıkça vurgu yapılır. İslam’da şifa, sadece hastalığın geçmesi değil; insanın iç huzura kavuşması, psikolojik dengede olması ve manevi olarak güçlenmesi anlamına gelir.

“Şifa” kelimesi Arapçada “iyileşme, tamamlama, eksikliği giderme” anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim’de bu kavram hem maddi hem de manevi boyutlarıyla ele alınmıştır: Bir ayt-i Celilede;

“Biz de Kur'andan peyderpey öylesini indiririz ki mü'minler için o bir şifâ ve bir rahmettir, zalimlerin ise ancak hasarını artırır.” (İsrâ, 82)

Bu ayet, şifanın yalnızca bedensel değil, ruhsal ve kalbi bir boyutunun da bulunduğunu açıkça ortaya koyar. İslam’a göre insanın kalbi hastalandığında bedeni de bundan etkilenir. Nitekim kibir, haset, öfke, korku ve umutsuzluk gibi manevi hastalıklar, zamanla fiziksel........

© Günışığı Gazetesi