DİZİLER ÇOCUKLARIMIZI OLUMSUZ ETKİLİYOR |
Son yıllarda televizyon dizilerinde mafya yapılanmaları, çete savaşları, ihanet ağları ve insan öldürmenin sıradanlaştırıldığı sahneler ciddi biçimde artmıştır. Bu dizilerde suç, güç ve otorite; ahlaki sorgulamadan arındırılarak çoğu zaman “başarı”, “erkeklik”, “itibar” ve “adalet” kavramlarıyla iç içe sunulmaktadır. Özellikle reyting kaygısıyla üretilen bu yapımlar, geniş kitlelere ulaşmakta; çocuklar ve gençler üzerinde derin ve kalıcı etkiler bırakmaktadır.
Birçok dizide mafya liderleri, soğukkanlı, zeki, güçlü ve karizmatik bireyler olarak resmedilmektedir. İşledikleri cinayetler, verdikleri “emirler”, uyguladıkları şiddet; çoğu zaman bir “zorunluluk” ya da “namus meselesi” olarak meşrulaştırılır. Bu anlatı dili, özellikle kişilik gelişimi devam eden genç bireylerde suçun ahlaki boyutunun silikleşmesine yol açmaktadır.
Çocuk ve genç izleyici, dizideki mafya karakterini bir “rol model” olarak görmeye başlar. Gücün hukukla değil silahla, saygının emekle değil korkuyla kazanıldığı mesajı bilinçaltına yerleşir.
Televizyon dizilerinde sıkça yer alan infaz sahneleri, işkence görüntüleri, silahlı çatışmalar ve kanlı hesaplaşmalar, zamanla izleyicide duyarsızlaşmaya neden olur. İlk başta rahatsız edici olan bir sahne, tekrarlandıkça sıradanlaşır.
Şiddeti problem çözme yöntemi olarak algılayabilir
Empati duygularını kaybedebilir
Gerçek hayattaki acıyı hafife almaya başlayabilir
Bu durum, bireysel değil toplumsal bir sorun hâline gelir. Şiddetin normalleştiği bir toplumda merhamet, diyalog ve uzlaşma........