KONGREYE DOĞRU 2

Bir şehrin hafızası, sadece caddelerinden ve taş binalarından ibaret değildir; o şehrin arması, rengi ve tribünlerinden yükselen ortak çığlığı, halkın onur kalesidir.

Fakat gücü bir kez afyon gibi damarlarına zerk etmiş olan o "görünmez el" gözünü şimdi de Elazığ’ın kalbine, Elazığspor’un asırlık armasına dikmiştir.

Henüz genel kurulun iradesi tecelli etmemiş, delegelerin oyları sandığa düşmemiş ve hukukun o mühürlü kapıları açılmamıştır.

Kendini şehrin gizli valisi, kaderin mutlak yazıcısı sanan o kibir abidesi, elinde bir kukla gibi oynattığı, ipini kendi menfaat bahçesine bağladığı bir yerel gazete patronunu kulübün tahtına aday diye sahneye sürmüştür..

Bu, alelade bir başkanlık yarışı değildir; bu, gelecekte satın alınması planlanan milletvekili koltuğuna serilen 30 milyonluk bir diyet halısıdır!

Halkın takımı, birilerinin siyasi ikbal hırsıyla yanıp tutuşan kumar masasında, pervasızca sürülen birer feda puluna dönüştürülmüştür.

30 milyon feda ediliyormuş...

Sorulmaz mı o zaman: "gelecekteki o yaldızlı meclis koltuğu için feda ettiğiniz o milyonlar bu halkın alın terinden, bu şehrin........

© Günışığı Gazetesi