GEZİN İLİÇ OLMASIN! -1

Bir dağ mı çöktü yalnızca?

Altının, insan vicdanından daha kıymetli sayıldığı o çürümüş çağın maskesi düştü.

Toprak sindiremedi kendisine zorla yutturulan siyanürü...

Midesi bulandı yeryüzünün.

Sadece kimyasalı değil; insanın açgözlülüğünü, küresel efendilerin doymak bilmez iştahını, kravatlı yağmacıların cilalı yalanlarını da kustu.

Çünkü toprak ana sabırlıdır ama ahmak değildir.

Bir yar gibi yaslar başını insan onun dizine.

Ağaçları vardır dallıca,

Yemişleri vardır ballıca.

Çiçekleri vardır güllüce.

Bir verene bin verir.

Nan verir, sebze verir, libas verir,

Pınar verir, çınar verir, gül verir,

Bağrı yanık aşıklara yol verir.

Dağların bağrına siyanür pompalayıp adına “kalkınma” diyorlar.

Nehirleri zehirleyip “milli ekonomi” diyorlar.

Ormanları kesip “yatırım hamlesi” diye alkış tutuyorlar.

Sonra televizyon ekranlarında takım elbiseli bir müteahhit çıkıyor:

“Doğaya zarar vermeden çalışıyoruz…”

Celladın, kurbanına şiir okuyarak yaklaşması gibi bir şey bu.

Toprak ise susuyor önce.

Derin, ağır ve kırgın bir sessizlikle…

Çünkü toprağın hafızası vardır.

Üzerine dökülen kanı unutmaz.

Gömdüğü........

© Günışığı Gazetesi