We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

AZERİ ERMENİ MESELESİ

1 0 0
30.07.2021

Üzerinden 20 seneyi aşkın bir süre geçmesine rağmen çözüme kavuşamayan Ermenistan-Azerbaycan çatışmasının ne zaman çözüleceği belirsizliğini sürdürmektedir. Ateşkesin sağlanmasına rağmen Azerbaycan topraklarının ’si Ermenistan’ın işgali altındadır. Çatışan taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından sorunun barışçı yollarla çözümü AGİT üyesi devletlere havale edilmiştir. Minsk Grubu’nun girişimiyle çözüm bulma çabalarına hız verilmiş ancak 1994 senesinden beri devam eden barış görüşmelerine rağmen nihai aşamaya varılamamıştır. İlgili devletler ve AGİT’in Minsk Grubu sorunun yalnız çatışan taraflar arasında ve barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini vurgulamaktadırlar. Bu makalede Ermenistan-Azerbaycan çatışmasının çözüme kavuşamamasındaki önemli etkenler, Rusya faktörü, Batı’nın çifte standartlar politikası ve Ermenistan devleti toprakları olarak belirlenmiştir. Bu etkenlere bağlı olarak problemin çözümü çeşitli şekillerde gerçekleşebilecektir.

Azerbaycan Ermenistan çatışması kökü derinlere inan, geçmişi uzun, bugü- nü karışık, geleceği belirsiz olan bir sorundur. Sorunun ortaya çıktığı günden bugüne çözüm için bir çok denemede bulunulsa da başarısızlıkla sonuçlanmıştır ve yakın gelecekte de çözüm beklenmemektedir. Azerbaycan çözüm için uygun stratejik ortamı beklemek zorundadır. Uygun stratejik ortamın ne zaman veya hangi şartlarda oluşabileceği hususunu aşağıdaki gibi analiz etmek mümkündür. Azerbaycan öncelikle askeri eğitimini tamamlamalı, uzun süreli savaşa tam hazır, uzun süreli ekonomik ve politik yaptırımlara dayanabilecek güçte olmalıdır. Hesaba katılması gereken durum dış güçlerin müdahalesidir. Yani burada Rusya ve Batı faktörü göz ardı edilmemelidir. Zira çatışma gerçekten Ermenistan-Azerbaycan savaşı olsaydı, Azerbaycan tarafı bizzat kendisi bu sorunu çözebilirdi. Ancak sorun bugün bölgede menfaati bulunan devletlerce de müdahale edilir bir duruma gelmiştir. Bu nedenle de çözüm için etkin faktörlerin dikkate alınması zorunludur. Uygun stratejik ortamın oluşmasını sağlayacak ikinci etken Rusya’nın bölgesel güç konumunun tamamen zayıflamasıdır. Rus ordusunun zayıflığı konusunda çok şey söylenmiş ve yazılmıştır. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonraki dönem için söylenenlerin doğru olduğu düşünülebilir. Ancak özellikle Putin sonrası dönemde Rusya’nın zayıflamadığı, hatta güçlendiği bir gerçektir. Post-Sovyet alanında ortaya çıkan bütün çatışmaların anahtarını elinde bulunduran Rusya, Ermenistan-Azerbaycan çatışmasında da kilit konuma sahiptir. Uygun stratejik ortama etki edecek bir diğer etken, Rusya gibi İran’ın da bölgesel güç konumunu kaybetmesidir. İran Orta Doğu ülkeleriyle karşılaştırıldı- ğında oldukça güçlü bir........

© Günışığı Gazetesi


Get it on Google Play