menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MİRASIN KÖTÜNİYETLİ REDDİNİN ALACAKLILAR TARAFINDAN İPTALİ DAVASI

9 0
24.04.2026

Türk Medeni Kanunu’na göre miras, miras bırakanın ölümüyle birlikte külli halefiyet ilkesi uyarınca bir bütün halinde mirasçılara geçer. Ancak bu durum mirasçı açısından her zaman avantajlı değildir. Tereke borca batık olabilir. İşte bu ihtimalde mirasçılara tanınan en önemli hak, mirasın reddidir. Mirasın reddi, mirasçının hiçbir gerekçe göstermeden, kayıtsız ve şartsız olarak mirasçılık sıfatını sona erdirir.

Gerçek Ret: Mirasçının sözlü veya yazılı beyanıyla mirası reddetmesidir (TMK m. 609). Hükmen Ret: Miras bırakanın ölümü tarihinde ödeme güçsüzlüğünün açıkça belli olması veya resmen tespit edilmesi halinde, mirasçı beyana gerek olmaksızın mirası reddetmiş sayılır (TMK m. 605/2).

Ret Süresi: Kural olarak, mirasın reddi, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri; vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten itibaren 3 ay içinde yapılmalıdır. Hükmen ret ise dava yoluyla yapılır ve zaman aşımı süresi yoktur.

Mirasın Reddinin Hukuki Sonuçları

Mirasçı, mirastan hiçbir hak elde edemez. Miras bırakanın borçlarından sorumlu olmaz. Reddedilen miras, yasal mirasçılık sırasına göre diğer mirasçılara geçer.

Dolayısıyla mirasın reddi, mirasçıyı mirasbırakanın borçlarından ve yükümlülüklerinden kurtarır. Ancak bu hakkın kötüye kullanılması durumunda, reddin iptali için hukuki yollar devreye girebilir.

Alacaklılara Zarar Vermek Amacıyla Mirasın Reddi

Mirasın reddi, mirasçılar için koruyucu bir kurum olmakla birlikte, mirasçıların alacaklıları açısından kötüye kullanılabilmektedir. Borç içindeki mirasçı, alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla mirası reddetme yoluna gidebilmektedir. İşte bu noktada TMK m. 617, alacaklılara mirasın........

© Günışığı Gazetesi