Müslüman, çevresinde yaşananlara tepkisiz kalmaz ve asla “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığında düşünmez. Uygulanan zulme ve teröre karşı duyarsız kalamaz.

Bu anlayışının etkin olduğu toplumlarda iyilik ve güzellik özelliğini taşıyan her eylem, yerini kötülüğe bırakabilir.

Peygamber (s.a.v.) de: “Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle onun kötülüğünü söylesin; buna da gücü yetmezse kalbiyle ona buğuz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir''

Yaşadığımız coğrafya da yüz yıldır kan ve göz yaşı artarak devam ediyor. Müslümanlar bu zulmü yapan ise İsrail ve arkasındaki batılı devletler.

Bu coğrafyada yaşayan Müslümanlar ne yazık ki bu zulme karşı hiç bir zaman birlik olmadı hep yukarıda belirtiğimiz mantıkla hareket etti.

Yapılanları görmemezlikten geldi ve görmemeye de devam ediyor.

İsrail ve arkasındaki devletler son üç ayda dünyanın gözünün içine baka baka soykırım yapıyorlar.

Yapılan yürüyüşlerin ve kınama mesajlarının İsrail üzerinde bir etki yaratmadığını, aksine eylemlerini her geçen gün daha da artırdıklarına şahit olmaktayız.

Üç aylık yapılanları kısaca hatırlarsak;

İsrail'in Gazze'ye 90 gündür sürdürdüğü saldırılarda 9 bin 100'ü çocuk, 6 bin 500'ü kadın olmak üzere 22 bin 438 Filistinli öldürüldü, 57 binden fazla Filistinli de yaralandı. Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı tahrip ediliyor.

İsrail'in Beyrut'ta insansız hava aracı saldırısında Hamas'ın iki numaralı ismi Salih Aruri'yi suikast düzenledi. Bir den fazla insan hayatını kaybetti.

İran’da dört yıl önce Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) düzenlediği suikast sonucunda öldürülen Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’yi anma töreninde üst üste iki patlama oldu. Patlama sonucu en az 103 kişi hayatını kaybetti, 211 kişi yaralandı. Bu eylemin arkasında da aynı güçler var.

Bu güçleri amaçları beli. Bunu görmemezlikten gelmek saflık olur.

Bu konuyla ilgili şu ana kadar bir çok makale yazdım ve program yaptım. Bundan sonrada bu konuya daha fazla değineceğim.

Bu konuda fotoğrafın daha iyi görülmesi için rahmetli Erbakan hocamızın yıllar önce söylediklerini sizlerle paylaşma gereği duydum.

Saygı değer hocamızın İsrail konusundaki bir kaç tespiti;

100 yıl önce Viyana’da yaşayan ............bu Siyonist, bir İsrail devleti kurma projesine başladı. Onun hazırladığı haritada, Türkiye’nin büyük bir kısmı da İsrail’in bir parçası olarak gösterilmektedir. Siyonistlerin böyle bir projesinin olduğu bir gerçektir.

Hocamıza göre Siyonizm’in nihai amacı Türkiye üzerinde egemen olmaktı.

“İsrail bayrağında İki mavi çizgi ve ortasında da Siyonizm yıldızı bulunmakta.

Bunlar birer semboldür.

Üstteki çizgi Fırat Nehri’ni, alttaki çizgi de Nil Nehri’ni ifade etmektedir. Yahudilerin inançlarına göre bu sınırlar İsrail devletinin sınırlarıdır.”

İran-Suriye-Lübnan hilaline dikkat!

Necmettin Erbakan Büyük İsrail Projesi’ni anlatırken kullandığı ifadeler, bugün Ortadoğu’da yaşananları tam anlamıyla ifade ediyor.

Şimdiye kadar Hoca’nın söylediklerinin gerçekleşmesi, şimdiden sonra henüz sırası gelmemiş planın gerçekleşeceğinin de habercisi. “Öncelikle Irak işgal edilecek ve Saddam devrilecek. Burada oluşan otorite boşluğu Kürt devletiyle doldurulacak.

Akabinde bölge Kürtlerden temizlenecek ve Büyük İsrail Projesi gerçekleşecektir.

Irak’ı hallettikten sonra sıra Suriye’ye gelecek, oradaki rejimi devirecekler belki askeri operasyonla, olmadı iç karışıklık çıkararak.

Oradaki İran-Suriye-Lübnan Hilaline dikkat edilmesi lazım, burası önemlidir. İsrail, Lübnan’da Hizbullah’ı bitirmeye çalışacak.”

Yahudi hiçbir taşın altını boş bırakmaz.

Önceleri Fetullah Gülen eliyle yürütülen, şimdi ise Suudi Arabistan prensi Muhammed bin Selman tarafından devralınan Ilımlı İslam da Hoca’nın keşif alanına girmiş bir diğer gözlem. Ilımlı İslam’la neyi hedeflediklerini Erbakan Hoca şu ifadelerle ortaya koymuştur: “Ortadoğu’da yapılanlar sadece İsrail meselesi değildir. Siyonizm adı altında bir inanışın, bir zihniyetin bütün dünyayı kontrol altına alma ve sömürme zihniyetidir. Kendilerini üstün ırk sanan bir batıl zihniyetin insanlığı yok etme ameliyesidir. Irkçı emperyalist odaklar diyor ki, Müslüman aleminde bütün gücümüzle ılımlıları çoğaltmamız lazımdır.

Ilımlı İslam ile ne anlatılmaya çalışılır? Yani cihat şuuru olmayacak, hak ve adaleti hakim kılma gayesi ve sorumluluğu taşımayacak, bozuk ve batıl düzene karışmayacak, Siyonizm’e hizmetçilik yapacak, ama namaz kılacak, oruç tutacak, umreye koşacak, dünyadaki ve ülkedeki düzeni Siyonist merkezler tanzim edecek.

Sen sadece Yahudi’ye vergi ve faiz ödeyeceksin. Aldığın her malın fiyatının yarısını sömürü sermayesine haraç olarak vereceksin. Bir nevi küresel sisteme demokrat kölelik edeceksin, ama izin verilen ibadetleri de yerine getireceksin. İşte Ilımlı İslam dedikleri bu. Biz her taşın altında Yahudi var demiyoruz, fakat hiç bir taşın altını boş bırakmaz.”

8 milyonluk İsrail için, 1,5 milyar Müslüman Ebabil bekliyorsa; Ebabiller gelse İsrail'i değil bizi taşlar...


QOSHE - YILAN KAPIYA DAYANMAK ÜZERE - Av. Aziz Dinç
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

YILAN KAPIYA DAYANMAK ÜZERE

8 1
07.01.2024

Müslüman, çevresinde yaşananlara tepkisiz kalmaz ve asla “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığında düşünmez. Uygulanan zulme ve teröre karşı duyarsız kalamaz.

Bu anlayışının etkin olduğu toplumlarda iyilik ve güzellik özelliğini taşıyan her eylem, yerini kötülüğe bırakabilir.

Peygamber (s.a.v.) de: “Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle onun kötülüğünü söylesin; buna da gücü yetmezse kalbiyle ona buğuz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir''

Yaşadığımız coğrafya da yüz yıldır kan ve göz yaşı artarak devam ediyor. Müslümanlar bu zulmü yapan ise İsrail ve arkasındaki batılı devletler.

Bu coğrafyada yaşayan Müslümanlar ne yazık ki bu zulme karşı hiç bir zaman birlik olmadı hep yukarıda belirtiğimiz mantıkla hareket etti.

Yapılanları görmemezlikten geldi ve görmemeye de devam ediyor.

İsrail ve arkasındaki devletler son üç ayda dünyanın gözünün içine baka baka soykırım yapıyorlar.

Yapılan yürüyüşlerin ve kınama mesajlarının İsrail üzerinde bir etki yaratmadığını, aksine eylemlerini her geçen gün daha da artırdıklarına şahit olmaktayız.

Üç aylık yapılanları kısaca hatırlarsak;

İsrail'in Gazze'ye 90 gündür sürdürdüğü saldırılarda 9 bin 100'ü çocuk, 6 bin 500'ü kadın olmak üzere 22 bin 438 Filistinli öldürüldü, 57 binden fazla Filistinli de yaralandı. Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı tahrip ediliyor.

İsrail'in Beyrut'ta insansız hava aracı saldırısında Hamas'ın iki numaralı ismi Salih Aruri'yi suikast düzenledi. Bir den fazla insan hayatını kaybetti.

İran’da dört yıl önce Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD)........

© Günışığı Gazetesi


Get it on Google Play