SEN–BEN KAVGASI, BÜYÜK PLANIN (BOP) EN GÜÇLÜ SİLAHI
Bu coğrafyada yaşananlar bir anda olmadı.Ne savaşlar bir gecede çıktı,Ne de ülkeler bir sabah uyandığında bölündü.Yıllardır göz göre göre gelen kırılmaların, içeride büyüyen ayrışmaların ve dış müdahalelere açık hâle gelen zayıflıkların sonucunu yaşıyoruz.İslam coğrafyası denilen geniş harita; enerji kaynaklarıyla, jeopolitik konumuyla ve genç nüfusuyla dünyanın en stratejik bölgesidir. Böyle bir coğrafyanın kendi içinde güçlü, birlik içinde ve bağımsız olması elbette herkesin işine gelmez.Ama asıl soru şu:Dışarıdan gelen planlar mı güçlüydü,Yoksa içerideki dağınıklık mı bizi zayıf düşürdü?En Tehlikeli Çatlak: Sen – Ben AyrımıBir ülkede yönetenlerle halk arasına güven duvarı örüldüğünde,Toplum kutuplara ayrıldığında,Televizyonlar, sosyal medya ve gündemler sürekli ayrışmayı beslediğinde…O ülkenin doğru yaptığı işler bile görünmez hâle gelir.Artık mesele haklı olmak değildir.Mesele karşı tarafın kaybetmesidir.İşte o anda ülke kaybetmeye başlar.Bugün birçok yerde yaşanan tam olarak budur:İnsanlar “biz” olmayı bırakıp “ben” demeye başladığında,Kişisel hırslar, makam sevdaları, küçük çıkar hesapları;Vatan fikrinin önüne geçtiğinde…Tehlike kapıya dayansa bile görülmez.Bana Değmeyen Yılan…En büyük çöküşler, büyük darbelerle değil;Toplumsal umursamazlıkla başlar.“Bana dokunmuyorsa sorun yok.”“Benim hayatım iyi gidiyor.”“Bu tartışmalar beni ilgilendirmez.”Oysa tarih gösteriyor ki;Yılan bir gün herkesin kapısına gelir.Kuzey Afrika’da yaşananlar,Orta Doğu’daki parçalanmalar,Bir zamanlar güçlü görünen devletlerin kısa sürede zayıflaması…Hepsi içerideki kırılmaların büyümesiyle mümkün oldu.Asıl Güç: İnanç ve Vatan BirliğiBu coğrafyanın insanı aslında aynı duyguda buluşur:Vatan, bayrak, inanç, onur.Ama bu ortak payda sürekli suni gündemlerle gölgeleniyor.Ekonomik tartışmalar, siyasi çekişmeler, kimlik kavgaları…Hepsi gerçek tehditlerin önüne geçiyor.Rahmetli Necmettin Erbakan, yıllar önce yaptığı konuşmalarda İslam dünyasının parçalanma riski, ekonomik bağımlılık ve iç kutuplaşma konularında uyarılarda bulunmuştu.Onun temel vurgusu şuydu:Birlik olmadan güç olmaz.Ekonomik bağımsızlık olmadan siyasi bağımsızlık korunamaz.Kutuplaşma bir ülkeyi içeriden çökertir.Rahmetli Erbakan'ın uyarılarını dikkate alınmadığı kulak ardı edilği bugünkü tabloyla ortada.Ortak değerlerinde birleşirse,Eleştirirken yıkmak yerine onarmayı hedeflerse,Fikir ayrılığını düşmanlığa dönüştürmezse,Günlük çıkar yerine uzun vadeli milli menfaati düşünürseKolay kolay bölünemez.Ders Çıkarmak ZorundayızYetmişli yıllarda yaşananlar,Arap Baharı sürecinde olanlar,Bugün İran sokaklarında gördüğümüz gerilimler…Bunların hepsi bize tek bir gerçeği hatırlatıyor:İçeriden bölünmeyen bir ülke dışarıdan yıkılamaz.Eğer biz kendi aramızda sen-ben kavgasını büyütürsek,Eğer şahsi makam ve çıkarları ülke çıkarının önüne koyarsak,Eğer günü kurtarma siyasetini tercih edersek…O zaman dış müdahaleye gerek kalmaz.Biz zaten kendimizi zayıflatmış oluruz.Bu coğrafyanın en büyük ihtiyacı yeni bir düşman aramak değil;Yeni bir birlik bilinci inşa etmektir.Bugün yapılması gereken:Suni gündemleri bir kenara bırakmak,Ortak değerlerde buluşmak,Fikir ayrılıklarını düşmanlığa dönüştürmemek,Ülke menfaatini bireysel hırsların üstüne koymak.Çünkü vatan;Günlük zevklerin, makamların, sosyal medya tartışmalarının üzerinde bir değerdir.Eğer “biz” olmayı başarabilirsek,Bu topraklar yeniden ayağa kalkar.Ama “ben” demeye devam edersek…Tarih bizi affetmez.
