menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çekin magandalığınızı yollarımızdan

29 0
24.06.2026

Cuma akşamı ailece biraz nefes almak, şehrin kalabalığından uzaklaşıp birkaç saat keyifli vakit geçirmek istedik. Şehir içinde yaptığımız kısa turun ardından yeğenim ve adaşım Rumet, “Apo, bizi On Gözlü Köprü’ye götürsene” dedi. Direksiyonu oraya kırdım. Gittik.

Yüzyıllardır ayakta duran taşların arasından geçtik. Medeniyetlerin yükünü taşıyan o görkemli köprünün üzerinde dolaştık. Davul-zurna sesleri yükseliyordu gecenin içinden. İnsanlar halaya durmuştu. Dicle usul, usul akıyordu. Ancak ne yazık ki sahip çıkılmayan, hak ettiği değeri göremeyen onlarca kültürel mirasımızdan sadece biri.

Bir şehir ancak böylesine güzel olabilir. Bir şehir ancak böylesine sahipsiz bırakılabilir. Biz hâlâ bin yıllık eserlerimizi korumayı becerememişken, bir de son yıllarda başka bir salgınla mücadele ediyoruz: Görgüsüzlük. Ve beslediği ‘Trafik Magandalığı’ Üstelik sıradan bir görgüsüzlük de değil.Motor hacmi büyüdükçe karakteri küçülen bir tür…

Dönüş yoluna çıktığımızda 50 kilometre hız sınırını gösteren levhayı gördüm. Ben de her zaman yaptığım gibi kurala uydum. Çünkü trafik kuralları bana göre öneri değil, zorunluluktur. Trafik kurallarına uymayı bir tercih değil, bir vatandaşlık sorumluluğu olarak görüyorum. Fakat belli ki bazıları için kurallar yalnızca kendilerinin dışında uyması gereken ayrıntılardan ibaret.

Kısa süre sonra arkamızda beliren bir araç, tamponumuza kadar yaklaştı. Sürekli selektör yapıyor, korna çalıyor ve adeta yolu kendisine ait sanıyordu. Ben ise hız sınırını aşarak onun keyfini yerine getirmeyi düşünmedim. Çünkü kurallar, birilerinin egosunu tatmin etmek için değil, insanların canını korumak için vardır. Öyle yaklaştı ki neredeyse tamponumuzun içine........

© Güneydoğu Ekspres