SUSKUNLUK ŞÜPHEYİ BÜYÜTÜR… |
Aslında bu hafta başka bir konu yazmayı düşünüyordum. Fakat son iki haftadır kaleme aldığım Rojin Kabaiş yazılarından sonra, özellikle Van kamuoyundan gelen yoğun tepkiler, mesajlar, telefonlar ve mailler bana bir şeyi açıkça gösterdi; Bu mesele artık sadece bir ailenin acısı değil…
Bu mesele Van’ın vicdan meselesine dönüşmüş durumda. Beni arayan insanlar sadece kendi duyumlarını, düşüncelerini anlatmadı. Aynı zamanda bu olayın peşinin bırakılmaması gerektiğini söylediler. ‘Bu olay çözülmeden Van rahat etmeyecek’ diyenlerin sayısı hiç de az değil.
Van’da artık gözle görülür bir kamuoyu oluşmuş durumda. Toplumun vicdanı bu dosyanın üzerinin kapanmasını istemiyor. Özellikle son yazılarımdan sonra, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli’nin giderek yalnızlaştığı yönünde çok ciddi bir hava oluşmuş durumda.
Ben son iki yazımda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’i etiketlemiştim. Yazımdan birkaç gün sonra Adalet Bakanı’nın, baba Nizamettin Kabaiş’i, anneyi ve Van ile Diyarbakır Barosu’ndan avukatları makamında kabul ederek uzun bir görüşme yapması dikkat çekiciydi.
Bu görüşmenin ardından baba Nizamettin Kabaiş ile yeniden konuştum. Sesindeki yorgunluk insanın içine işliyor. Adam resmen çökmüş durumda. Hem psikolojik olarak tükenmiş, hem ekonomik olarak büyük sıkıntılar yaşıyor. Çünkü olaydan sonra çalışamaz hale gelmiş. Ama buna rağmen kendisine yapılan hiçbir maddi yardım teklifini kabul etmeyecek kadar da gururlu bir baba.
Yorgun ama vazgeçmemiş…
Bitkin ama hâlâ ayakta durmaya çalışıyor.
Ve en önemlisi, söyledikleri umut vericiydi. Adalet Bakanı’nın bu dosya için özel bir ekip kuracağını, yaklaşık 10 kişilik bir heyetin Van’a gönderileceğini söylediğini aktardı.
Bilindiği gibi geçmişte Gülistan Doku dosyasında da Ankara’dan özel ekip gönderilmişti. Şimdi aynı beklenti Rojin dosyasında oluşmuş durumda.
CEVAP BEKLEYEN SORULAR VAR
Ailenin ve avukatların özellikle üzerinde durduğu konular........