BİR ZAMANLAR GAZETECİYDİK… |
Dün gazetecilik neydi? Halkın gözü, kulağı, vicdanı… Haber tarafsızdı, muhabir sahada ter dökerdi, editör etik kılıcıydı. Bugün;dijital çağın hızıyla haber anlık, ama yalan da anlık. Sosyal medya herkesin ‘gazeteci’ olduğu bir çöplük yarattı; kaliteli gazetecilik eridi, gitti. Yazılı basın tiraj kaybediyor, görsel medya reyting peşinde, işitsel medya unutuldu. Haber kutsaldı; şimdi tıklanma tanrı oldu.
Türkiye’de değişim daha da acımasız. 70’lerde patronlar gazeteci kökenliydi: Hürriyet’in Simaviler’i, Tercüman’ın Kemal Ilıcak’ı, Milliyet’in Karacanlar’ı... Haber onlar için misyondu, kâr ikinci plandaydı. Tirajlar milyonları buluyordu; Hürriyet tek başına 500 bini aşıyordu, ulusal toplam 5-6 milyon civarındaydı. 80’ler sonrası holdingler ele geçirdi. Doğanlar, Demirörenler, inşaat baronları, enerji devleri... Patronlar artık gazeteci değil, sermaye babası. Sonuç,tirajlar yerle bir… Bugün ulusal gazetelerin toplamı 2 milyona zor ulaşıyor, basılı medya eriyor. Değişim sadece rakam değil; ahlak da çöktü.
Günümüze bakın;Habertürk skandalı ortalığı yaktı. Eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy tutuklandı; uyuşturucu temini, eve getirilen kadınlara madde verilmesi, grup seks partileri, taciz, gizli kayıtlar, mobbing... Kadın çalışanlara sistematik istismar, ilişkiler üzerinden maddi-sektörel menfaat... İşin siyasi ayağı; MHP bağlantıları, operasyon kokusu... Bu tek kanalın sorunu değil; görsel medyanın genel hali. İş insanları, siyasetçiler, medya patronları iç içe; menfaat ağı........