We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Hilafet Müslümanların birliği için şart

4 0 1
15.08.2020

Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılmasının ardından, sıranın hilafete geldiğine yönelik tartışmalar gündemde yer almaya başladı. 89 yıldır esir olan Ayasofya zincirlerinden kurtulduysa, Müslümanların birlik ve beraberliğini organize edecek olan hilafet de geri gelebilirdi. Bunu dillendirenlerden bir kısmı hilafetin gerekliliğini savunurken, bir kısmı da sekülerlikten uzaklaşmak olarak değerlendiriyor. Hilafetin gerekli olduğunu ve bunun sadece Müslümanlar için değil Ortodokslar için de evrensel temsilciliği bakımından önemli olduğunu söylenlerden biri de gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak. Dilipak’la hilafetin neden önemli olduğu ve nasıl olması gerektiğini, günümüz şartlarına göre değişip değişmeyeceğini, Müslümanların yanı sıra Ortodoksları da kapsayıcı olmasının sebeplerini konuştuk. Halifenin mukaddes ve dokunulmaz olmadığını söyleyen Dilipak, hilafet ve halifenin Allah’ı ve İslam’ı değil, Müslümanları temsil ettiğini vurguluyor. Teşkilatlanmanın herkesin hakkı olduğunu, her din veya inancın bir birliği ve başı olduğunu, kanarya sevenlerin bile bir dernek çatısı altında örgütlendiğini belirten Dilipak, “Hilafet Müslümanların birliği için şart. Hiçbir Müslüman bu birliğe karşı çıkmaz. Çıkamaz. Çıkıyorsa ya bu Hilafeti bilmiyor ya da İslam’ı bilmiyor. Müslüman değilse, Müslümanların birlik olup olmamasından ona ne? Dünyada kim, kime, ‘hayır sen global bir cemiyet kuramazsın’ diyebilir. Bu Faşistçe bir tutum olur” diyor. İşte Dilipak’la yaptığımız ilginç hilafet mülakatı.

Son günlerde ‘Ayasofya açıldı şimdi sıra hilafete mi’ geldi sözleri duyulmaya başladı. Ayasofya ile hilafet arasında nasıl bir bağlantı var?
Ayasofya’nın sembolik bir değeri var. Ayasofya İstanbul’un mührüdür. İstanbul ise Doğu Roma’nın mührüdür. Aynı zamanda burası bir hilafet merkezidir. Osmanlı’nın merkezidir. Burası kıbleteyn noktasıdır. Ayasofya birçok bakımdan semboliktir. İstanbul’dan bu özelliklere dayalı dünya haritası üzerinde yer işaretlemesi yapacak olursanız, sadece hilafete dayalı 110 ülke var. Hilafeti ihya ederseniz, buralarda bir İslam Birliği oluşacak. Şu anda dünya üzerindeki İslam devletlerinin yöneticilerine baktığınızda, çoğu batı ile işbirliği içinde, hatta onların taşeronu. Onlarla bir yere gidemiyorsunuz.

MESLEK ÖRGÜTLERİNİN BİLE BİRLİĞİ VAR AMA MÜSLÜMANLARIN YOK

Bunu sadece hilafete indirgersek, sanki Müslümanların kendi meselesi olarak algılanır. Evet, Müslümanların kendi meselesi, ama Osmanlı’dan kaynaklanan Ortodoksların da böyle bir meselesi var. Dünyada Proteston birliği, Katolik Birliği var. Meslek örgütlerinin bile uluslararası birliği var. Dünyada evrensel temsilciliği olmayan bir Müslümanlar, bir de Ortodokslar kaldı, ikisi de Osmanlı mirası. Bir de Batı Roma’nın karşısında Doğu Roma’yı istemiyorlar. Sadece İslam’ı değil, Doğu Roma’yı da yok etmek istiyorlar.

FATİH BİZANS’I LATİN İŞGALCİLERDEN KURTARDI

Doğu Roma meselesini biraz açabilir misiniz?
Hep zannedilir ki, Fatih İstanbul’u Bizans’tan aldı. Böyle bir şey yok. Osmanlı tarihinde hiç fetih kutlaması yoktur. Fatih, Doğu Roma Bizans imparatoru oldu. Fatih’in ordusundaki gayrı Müslim asker sayısı Bizans’ın ordusundan fazlaydı. Fatih Bizans’ı Latin işgalcilerden kurtardı. İmparator da Latin işgalcilerin işbirlikçisiydi. Şimdi böyle bir fetih bizim kafamızda yok. Bizim kafamızdaki fetih, 1953 yılında Cumhuriyet gazetesi tarafından uyduruldu.

Cumhuriyet gazetesi mi, şaka yapmıyorsunuz değil mi?
Şaka olur mu? Evet, Cumhuriyet gazetesince uyduruldu. Doğu Roma’nın siyasi haritasına bakarsanız, Etiyopya da var, Avrupa da var, Ermenistan da Gürcistan da var. Roma coğrafi bir bölgedir. O yüzden Roma’nın yeniden ihyası gerekiyor. Osmanlı sultanları aynı zamanda Bizans imparatoruydu. Ama şimdi bunu söylesen, hakaret sayıyorlar. ‘Kahpe Bizans’ diyorlar. Fatih’in Bizans’ı yıktığını zannediyor. Bizans’ın kendi içinde de çatışmaları vardı. Biz Latinlerden orayı kurtardık. Asırlarca da Müslümanlar tarafından yönetildi. Doğu Roma’yı ve Bizans’ı Cumhuriyet yıktı. Ben Müslümanların hilafetini istiyorsam, Ortodoksların da birliğini savunurum.

ORTODOKS KİLİSESİNİN BAŞI OLABİLİRİZ

Hilafet aynı zamanda Doğu Roma’ya da mı hizmet edecek?
Hilafet İstanbul’a geldiğinde, aynı zamanda Bizans imparatoru oldu. Osmanlı sultanları Türklerin ‘Hakanı’ Müslümanların ‘Halifesi’, Arabın ve Acemin ‘Padişahı’, diğer halkların ‘Sultanı’, Doğu Roma Bizans’ın da ‘İmparatoru’ydu. Selçuklular döneminde, âhiyân-ı rum, bâciyân-ı rum, gâziyân-i rum dediklerimiz, o Müslüman kimlikli insanlardı. Osmanlı Sultanlarının unvanlarının hepsini birlikte düşündüğümüzde, biz âlemlere Rahmet olarak gönderilen bir peygamberin ümmeti olarak, Ortodoks kilisesinin başı da olabiliriz. Şu anda Kudüs’teki Kıyamet Kilisesi ve Doğuş Kilisesi’nin anahtarı Müslümanlarda. Hiçbir Ortodoks bunu istemiyor. Bu anlamda bizim yeniden İslam’ı okuyup düşünmemiz gerekiyor.

ALLAH KUYUDAKİ YUSUF’U........

© Gerçek Hayat


Get it on Google Play