We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Terör koridoru ve Amerikan askerleri

5 0 0
24.12.2018

Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesi ile birlikte coğrafî sınırlar çok katı ve aşılması son derece güç, ilişkileri sınırlayan bir duvara dönüştü. Kafkasya’da Kars’tan öteye geçmek artık imkânsızdı. Bu durum Kafkasya’da güneye doğru gittikçe İran’ı da kapsamak suretiyle Türkiye sınırları boyunca ticari, kültürel, siyasî ilişkileri kısıtlayan katı bir duvar örülmesi anlamına geliyordu.
Kuzey Kafkasya da dâhil olmak üzere sınırlarımızın hemen ötesinde yaşayanların kahir ekseriyeti Müslüman Türklerdi. Diğerlerinin de çoğunluğu da Müslüman’dı. Gürcülerin önemli bir kısmı Müslüman’dı, Ermeniler istisna olmak üzere gayr-i Müslimler dahi Anadolu Türk’üne düşmanlık göstermiyordu. Birinci Dünya Savaşı’nın ağır mağlubiyetinden sonra coğrafî bağlarımızdan yalıtılma dönemi başladı. Hem Müslüman hem de Türk dünyasından uzaklaştık.
Bugün birçok kimse için İran denilince akla gelenler ile yüz yıl önce akla gelenler arasında epeyce bir farklılık olmalı. 1921-23’ten sonra Rıza Han idaresindeki yeni yönetimle birlikte İran’daki Türk egemenliği de sona ermiş oluyordu. İran’da İngiliz egemenliği ve daha sonra Amerikan hâkimiyeti bölgesel ilişkileri en alt düzeye getirdi. Bölge ülkelerinin kendi aralarındaki ilişkiler azalırken İngiltere ve Amerika ile bağımlılık ilişkileri arttı.
Yirminci yüz yılın başından itibaren Ortadoğu coğrafyasında İngiliz ve Amerikan nüfuzu sürekli artış gösterdi. Eğer bu süreci takip edecek olursak Türkiye, Mısır, Arap yarımadası, İran ve Kafkasya’nın birbirinden uzaklaşma serüvenini görebiliriz. Birinci Dünya Savaşı’nda ordularımızın Kanal hattından ve Basra Körfezi’nden uzaklaşması ile bölgenin İngiliz ve Amerika düzenine dâhil olduğunu görürüz. Filistin’e Yahudi yerleşimcilerin akın etmesi de yeni düzenin hangi temeller üzerine........

© Gerçek Hayat