We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kemal H. Karpat’ın ardından

4 0 0
25.02.2019

Geçen hafta vefat eden büyük tarihçimiz Kemal H. Karpat, ‘İslam’ın Siyasallaşması’ adlı kitabında, 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı’da meydana gelen değişimleri anlatmaya çalıştığını belirtir. Bu değişimlerin bir “oluş”a karşılık geldiğini ve bizi bir millet hâline getirdiğini söyler. Büyük tarihçi “Bu kitabı yazma düşüncesi akademik kariyerimin başından beri aklımdaydı” cümlesiyle kendisi açısından konunun ve kitabın önemini vurgular.

İslam’ın siyasallaşması, bir bakıma ‘İslamcılık’ üzerine bir tarih çalışmasıdır. Karpat’a göre “Osmanlı devleti din ile olan ilgisi ne olursa olsun sonuna kadar bir Müslüman devlet olarak kalmıştır ve modernleşmesi de İslamî bir yol takip etmiştir.” Osmanlı’nın son döneminde yaşanan değişimler, yenileşme çalışmaları bilinçli bir arayışın ürünüydü. Bunlar teslimiyetçi bir siyasî tavırdan kaynaklanmıyordu.

Karpat, İslam’ın siyasallaşmasını kaçınılmaz bir süreç olarak kabul eder, bir düşünce ve hareket olarak İslamcılığın sömürgecilik karşıtlığı üzerine kurulduğunu belirtir. Özellikle Sultan Abdülaziz döneminde Hindistan ve diğer sömürge toplumlarının temsilcileri yardım talep etmek için İstanbul’a kadar gelirler. Bunlar sayesinde Müslüman dünyanın savunulması yönünde bir fikir doğdu.

“Bağımsız tek büyük Müslüman devleti olan Osmanlı devleti Müslüman dünyanın kıyısındaki devletlerden ve hükümdarlardan gelen ve bağımsızlıklarını ve İslamî yaşam tarzlarını korumalarına yardımcı olunmasını isteyen taleplerle adeta kuşatılmıştı.” Karpat, “Müslüman bir siyasî merkeze yönelik gittikçe büyüyen bir talep”i ortaya çıkarmış ve bunun siyasî........

© Gerçek Hayat