We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

DEAŞ’la mücadeleyi devralmak

4 0 0
12.02.2019

Haçlı Seferleri veya Birinci Dünya Savaşı hakkında yazılmış kitaplar bugün yaşadığımız küresel ölçekteki karmaşayı, büyük mücadele kavramıyla izah etmemize imkan verir. Çünkü bugün karşılaştığımız ve anlamakta zorlandığımız birçok olayın örneklerini geçmişin bu iki büyük olayında görebiliriz. Gerek Haçlı Seferleri gerek Birinci Dünya Harbi, maddî zenginliklerin ele geçirilmesi ve uluslararası rekabetin yoğunluğu bakımından bugüne çok benzer. Doğu’nun maddî kaynaklarını ele geçirmek uğruna emperyalist devletler arasındaki rekabet en üst seviyeye çıkmıştı. Büyük Savaş için bir kıvılcım lazımdı ve o da Saraybosna’da parladı.
Günümüzde devletler arası rekabet yoğunlaştı ve örgütler kullanışlı araçlara dönüştü. Her bir devlet, savaşı kendi coğrafyasından uzakta tutmaya ve rekabeti ya da daha doğru bir ifade ile savaşı başkalarının topraklarında yürütmeye çalışıyor. Türk-İslam dünyasının örgütler ve gruplar eliyle sürekli bir şekilde çatışma ve kaosa sürüklenmesi, yeni savaşın niteliğini gösterir. Bu modelin çok kullanışlı olduğu birçok yerde uygulanmasından anlaşılır.
Örgütler ve gruplar sadece çatışma ve kaos ortamları oluşturmak için kullanılmıyor. İki kutuplu sistemin hakim olduğu dönemde bazı teşekküllerin kendileri için iktisadî rekabeti tehdit edici olmaktan çıkarmaya çalıştıkları biliniyordu. Zaten bunun neticesi olarak devşirme sistemi başarılı bir şekilde çalışmıştı. Fakat devşirme sisteminin esas sonuçlarının dinî alanda yaşanması anlamlıdır. Dinî alanda faaliyet gösteren yapıların devletler arası rekabet için kaynak vazifesi görmesi oldukça farklı sonuçlar doğurabilir. Konunun çok dar bir açıdan ele alınmaması gerekir.
Türkiye, dinler arası diyalog meselesinin yabancısı değil. Bugün Türkiye’de söz sahibi bazı........

© Gerçek Hayat