We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ya şimdi yahut bir asır daha esarete devam

8 0 7
15.08.2020

Hilafet, Müslümanları Hz Peygamber (s.a.v.)’in sancağı altında toplama makamı. Onun varlığı Müslümanlar için umut, düşmanlarımız için ise korku olmuş. Hilafet makamında Emevi ve Abbasiler oturmakta iken Türkler hilafete her daim bağlı kalmış, Abbasilerin zayıflaması ile birlikte de bir Türk devleti olan Memlukler bu makamı koruma altına alarak birliği muhafaza etmişti.

Hilafet sancağı Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri ile Osmanlı’ya geçtikten sonra evvelinde olduğu üzere yeryüzündeki tüm Müslümanlar hilafeti sığınak ve beşerî muhafızları olarak görmeye devam etmiştir. İngiliz’in Hindistan başta olmak üzere diğer coğrafyalardaki sükûtu hayali hep hilafet sayesinde olur.

Maddeten Yahudi’nin esiri, aklen de Yahudileşen İngiliz’in yegâne hedefi, her daim hilafet makamı olmuş. Müslümanların birliğinin bozulmasının bu makamın ilgasında yahut da kendi kontrollerinde bir halife ile mümkün olabileceğini düşünmüş, bu uğurda da elinden geleni ardına koymamış.

İNGİLİZ İŞİ HİLAFET MEKTUBU

Emir Ali ve 3. Ağa Han tarafından Ankara hükümetine yazılan, hilafetin ilga edilmemesi yönündeki mektup ve bu mektubun gazetelere dağıtılarak neşri de bir İngiliz oyunuydu. Kimi tarihçiler safça, Hasan Sabbah’ın torunu olan 3. Ağa Han’ın yazdığı bu mektubun “hilafet aşkı” için yazıldığını ileri sürerler.
Oysa İngilizler, 1906’da Ağa Hanlara, İslam Eğitim Konferansı (All-India Muslim Educational Conference) ve İslam Birliği (Muslim Leaugue) adlı bir teşkilat kurdururlar. 1. Cihan Harbi başladığında Osmanlı, İtilaf Devletleri’ne karşı savaşmak için tüm dünya Müslümanlarından yardım talep eder. Yani bir cihad çağrısı yapılır.
Hilafetin ilgasını engellemek(!) için 24 Kasım 1923’de Ankara’ya mektup yazan İngiliz uşağı 3. Ağa Han bu cihad çağrısı karşısında ne yapar? Tabi ki, var gücüyle karşı koyar. Bunda muvaffak olamayınca, müstemleke idaresi altında yaşayan bütün Müslümanlara hitaben bir beyanname yayınlayarak, Osmanlı’ya karşı İngiliz, Fransız ve Rusların desteklenmesini ister, hatta bunun dini bir görev olduğunu ileri sürerek ne kadar alçak olduğunu gösterir. Osmanlı topraklarındaki bütün adamlarını devreye sokarak, İngilizlerin nâmı hesabına çalışmaları için emirler gönderir. İşgaller sırasında İngilizlerin işlerini kolaylaştırır.
Peki, mektuba birlikte imza attığı Emir Ali kimdir? Londra İslam Cemiyeti Başkanı.

İNGİLİZ USÛLÜ

Burada soluklanıp, Seyyid Abdülhakim Arvasî hazretlerinin İngiliz tarifini okuyup konuya öyle devam edelim: “İslâm’ı bir ağaca benzetirsek, başka kâfirler fırsat bulunca, bu ağacı dibinden keser. Müslümanlar da bunlara düşman olur. Fakat bu ağaç bir gün filiz verebilir. İngiliz böyle değildir. Bu ağaca hizmet eder, besler. Müslümanlar da onu sever. Fakat gece, kimse anlamadan köküne zehir sıkar.........

© Gerçek Hayat


Get it on Google Play