We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

‘Bir hayalim var’ diyen adamlar

11 5 9
15.05.2022

Her şey bu üç kelime ile başlamıştı. Bir adam tek başına bir ülkenin kaderini o cümle ile değiştiriyordu. Hayali ve inancı vardı. Şöyle diyordu:

“Bu inanç sayesinde umutsuzluk dağını yontup bir umut anıtı yaratacağız. Ulusumuzu saran âhenksiz bağırtıları, bu inanç sayesinde güzel bir kardeşlik senfonisine dönüştüreceğiz. Bu inanç sayesinde bir gün özgür olacağımızı bilerek hep beraber çalışacak, hep beraber dua edecek, hep beraber mücadele edecek, hep beraber hapse düşecek, özgürlük için hep beraber ayağa kalkacağız.”

Bir ülkenin neredeyse 200 yıllık bir ayıbına karşı dimdik ayakta ve gür sesiyle o tarihi konuşmasını yapıyordu. Onun “bir hayali vardı.”

O konuşmanın üzerinden tam 59 yıl geçti. Martin Luther King o hayali uğruna tıpkı konuşmasında olduğu gibi defalarca gözaltına alındı. Ancak onun hayali ırkçılığa karşı yurttaşların eşitliğini savunan bir Amerika idealiydi. Hiçbir engelleme, hiç bir kısıtlama, özgürlüğünü elinden alan hiçbir girişim onu durduramadı.

King’in hayalini gerçekleştirmesinin Amerika’nın ırkçılıkla tarihi hesaplaşmasının bedeli yaşamı oldu.

Nereden mi aklıma geldi? Aynı “hayali” gören bir adamdan ‘görülmüştür’ yazan bir mektup aldım. Sadece ben değil, bir çok aydın, gazeteci, sanatçıya da aynı mektup gitmişti. Farklı görüş, inanç ve düşüncelere sahip muhataplarına şöyle sesleniyordu:

“Elbette hiçbirimizin elinde sihirli değnek yok. Ülkemizin içinde bulunduğu kaos ve sürüklendiği çöküşten çıkışın biricik yolu farklılıklarımızla birlikte, ortak akılla hareket etmektir. Aynı denizde buluşan ayrı nehirler olarak akmak bir zaaf değil, demokrasinin gücü ve güzelliğidir.”

Mektubu yazan 5 yılı aşkın bir süredir Edirne Cezaevi’nde bulunan........

© Gerçek Gündem


Get it on Google Play