Sadeliğin İhtişamıyla Türeterek Kutlamanın Hazzı

Kimimiz için dışarıda kutlama yapmak bir lüks, kimimiz içinse artık tercih edilmeyen bir karmaşa.

Fakat bu durumu bir yoksunluk olarak görmek yerine, bir fırsata çevirmek bizim elimizde.

Bu yılbaşı, evin güvenli limanına sığınmak ve sofranın birleştirici gücünü hatırlamak için eşsiz bir zaman dilimi olabilir.

Gastronomi, sanılanın aksine pahalı malzemelerin bir araya getirilmesi demek değildir.

Gerçek mutfak kültürü, eldeki malzemeye duyulan saygı ve onu dönüştürme becerisiyle ilgilidir.

Bu nedenle, yeni yılı evde karşılayacak olanlar için hazırladığım öneriler, bütçeyi zorlayan ithal ürünler üzerine kurulu değil.

Aksine, mevsimin bize sunduğu, topraklarımızın bereketini yansıtan ve "makul" bütçelerle harikalar yaratılabilecek bir kurgu içeriyor.

Sofra sadece yemek yenen bir alan değildir.

Sosyolojik açıdan bakıldığında sofra, iletişimin, paylaşımın ve aidiyetin merkezidir.

Bu yüzden hazırlıklara başlamadan önce odaklanmamız gereken ilk şey "ne yiyeceğimiz" değil, "nasıl hissedeceğimiz" olmalı.

Evdeki kutlamanın en büyük lüksü, zamanı dilediğimiz gibi yönetebilme özgürlüğüdür.

Acele etmeyin.

Yemek yapmayı bir görevden ziyade, kendiniz ve sevdikleriniz için bir terapiye dönüştürün.

Menümüzü kurgularken kış mevsiminin kök sebzelerinden güç alacağız.

Kök sebzeler, toprağın derinliklerindeki mineralleri bünyesinde........

© Gerçek Gündem