Denge, Doğallık ve Hikaye Onun Tabaklarında Hayat Buluyor |
Profesyonel mutfak yolculuğuna 2001 yılında adım atan Şef Ali Yavuz, bugün Akdeniz’in yalınlığını Uzak Doğu’nun gizemli aromalarıyla harmanlayan, "denge" odaklı özgün bir imza taşıyor. Yerel üreticiye duyduğu saygıyı mevsimsellik ilkesiyle birleştiren Yavuz için her tarif, aslında çocukluk anılarından afet bölgelerindeki dayanışma sofralarına uzanan derin bir hayat hikâyesinin dışa vurumu. Disiplini bir mutfak sanatı, yemeği ise insanlarla bağ kurmanın en samimi yolu olarak gören şef Ali Yavuz hem bugünün gastronomi sahnesine hem de geleceğin genç aşçılarına ilham vermeye devam ediyor. Kendi deyimiyle "doğa gibi renkli ve sade" bir mutfak dili inşa eden Ali Yavuz ile geçmişin nostaljisinden geleceğin tekniklerine uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Merak edilenleri kendisine sorduğumda söze en başından, o unutulmaz yemek kokularından aldığı ilhamdan başladı.
Mutfakla kurduğun ilk bağ ne zaman ve nasıl başladı; seni bu yola çeken şey neydi?
Mutfakla bağım çok küçük yaşlarda başladı. Evde yemek kokularının yayıldığı o anları hep hatırlıyorum. Ailemle birlikte yemek yapmak, yeni tarifler denemek benim için bir oyun gibiydi. Zamanla fark ettim ki, bu sadece bir merak değil, karakterimin bir parçasıydı. 2001 yılında profesyonel mutfakta çalışmaya başladığımda, artık bu yolun benim hayatım olacağını biliyordum.
Çalıştığın mutfakların kimliğini oluştururken hangi kültürel ya da kişisel referanslardan ilham alıyorsun?
Mutfağımın kimliğini oluştururken Türkiye’nin coğrafi işaretli yerel ürünlerini, biraz eskiyle biraz yeniyi buluşturan bir gastronomik senteze dönüştürmeyi seviyorum. Geçmiş tecrübelerimle güncel gastronomi anlayışını birleştirerek, Uzak Doğu ve Akdeniz mutfaklarından ilham alıyorum. Bu iki hattı harmanlarken yerelliği........