Vaatler ve Sonuçlar! Esas Soru Budur…
23 bin TL’ye mahkum ve mecbur edilen ve ay sonunu getiremeyen emekli geçinebilmek için iki odalı evinin bir odasını kiraya vermeye kalkınca! 16 bin TL’ye kalınan yurt ücreti 40 bin TL’ye çıkınca yurttan ayrılmak zorunda kalan öğrenci ev arkadaşı aramak zorunda kalınca! 30 bin TL’ye zar zor bulunan küçücük evi 4 arkadaş paylaşınca! Gel de yazma…
Öğrenciler için barınma lüks! Emekliler için geçinme zorlaşınca…
Gel de yüksek yaşam maliyetleri karşısında yeni çözüm yolları arama! Gel de KYK yurtlarının yetersizliği karşısında yıllık bedeli yarım milyonu aşan özel yurtlarda kal! Gel de yüksek enflasyon karşısında der gelirli ailelerin çocuklarını düşünme! Gel de barınmanın yanına yeme, içmeyi, okul masraflarını, kitap kırtasiye, giyim, ulaşım, telefon faturası için harcanması gereken parayı denkleştirmeye çalışanları düşünme! Ya da simit, dürümle, tostla idare edenleri anma! Ya da inşaat ve tadilat işlerinde çalışmasına rağmen geçinemeyen, eşe dosta haber salan, evinin camına ilan asan evdeki boş odasını kiraya vermeye çalışan emeklilere anlama!
Gelelim yoksulluk sarmalının bir başka ayağı olan çocuklara…
Fırsat eşitsizliği, yoksulluk çocukların peşini asla bırakmıyor. TÜİK verilerine göre çocukların yüzde 25.5’i çalışmak zorunda kalıyor. Çocuk işçiliği son 5 yılda yüzde 57 artmış. Tatil yapamayan çocuk oranı yüzde 22.2. Koşullar böyle iken gel de, “Tatile gidecek misiniz?” sorusuna; “Tatil mi o ne? Tatile gitmek ne demek?” diye yanıtlayan çocuğun iç dünyasına dalma…
7 yaşındaki........
