Emekliler Yılı, Aile Yılı, Refah Yılı Derken; Umutsuzluk Yılında Karar Kıldık…
Yıl ilan etmelere doymayan yönetim 2025 yılını da Aile Yılı ilan etmişti. Boşanan çiftlerde patlama yaşanıyorken, nafaka, mal paylaşımı, tazminat vb derken fiyatlar tavan yapıyorken, ihtiyaç kredisi çekerek boşananlar artıyorken çok yerinde ve anlamlı bir yıla daha imza atıldı.…
CB yardımcısı Cevdet Yılmaz yetinmeyerek 2026 yılını Refah Yılı ilan etmez mi? Açıklanan asgari ücretle, birbirini izleyen yeni zamlarla, açıklanması hep ertelenen emekli maaşlarıyla yandı gülüm keten helva mı desek? Çalışabilir durumda ve fakat iş aramaktan umudunu kesenlerin sayısının 2.5 milyona dayandığını bir kez daha mı hatırlatsak? Yoksa şaşırmamaya mı alışsak, onunla da yetinmeyip gündemi belirleyen yaratıcı ekibe bravo mu desek bilemedim. Bildiğim o ki yaratıcılıkta sınır tanımayanlar toplumun sinir uçlarıyla oynamayı sürdürüyorlar…
İzaha muhtaç yükselişler…
Güçlü lider, mutlu yandaş, muhtaç yurttaş varken daha ne yıllar göreceğiz diye düşünürken, yine yönetenlerin bölgesel ve yöresel dinamiklere ait sayısız ve cevapsız sorularına bakarken, hele de siyasi bagajlarına tanıklık ederken vicdan testinden mi geçiyoruz diye sorup duruyoruz…
Hayallerin romantik, gerçeklerin dramatik ve travmatik olduğu günümüzde, biraz hayale, çokça inada gereksinim duyduğumuz bugünlerde, geçerlilik ve güvenilirlik sınavından durmadan çaktığımız ülkemizde; kötülük, hoyratlık, kabalık, gizli tanıklık, sıradanlık, sağduyu ile teslimiyet arasında gidip gelmek yarışıyor sanki, kim önde, kim arkada belli değil. Tüm bunlara zaman ayırmak, zemin hazırlamak, konu ve konuk bulmak kolay değil, daha doğrusu çok zor. O nedenle ülke gündemini belirleyen yaratıcı ekibe bravo doğrusu…
MEB alkışlanmasın mı?
Nüfus oranına ve yaş ortalamasına göre her yıl 1.3 milyon çocuğun ilkokula başlaması gerekiyor. Ancak zorunlu eğitim çağında olan 6-17 yaş arası 612 bin çocuk hiç okula gitmiyor. Bunların yüzde 46.5’i kız çocuğu, yüzde 53.5’i erkek........
