Dönemsel Rüzgarlarla Eğilip Bükülmemek… |
“Geldi geçti bile!” sözü geldi ama geçmedi olarak kaldığı sürece kaygılarımız devam edeceğinden yazmaktan bıkmayacağız, sizi bıktırma pahasına da olsa…
Kaygılı mıyız? Evet. Ya bir de kaygısız ve kayıtsız olsaydık. Memleket gündemi bu kadar ağırken, enkaz ve darboğaz adeta birbiriyle yarışırken, ülkemiz Yolsuzluk Algı Endeksi’nde 182 ülke arasında 124'üncülüğe gerilemişken, gelir dağılımı çığırından çıkıp, yabancı sermaye kaçıyorken, zamlar yağmur olup yağarken, üretim azalıp, işsizlik artıyorken, ülkemizin doğal, tarihi, turistik zenginlikleri yağmalanıp, itibarımız tükeniyorken gel de kaygılanma, ya da kayıtsız kal…
Ünlü düşünür Jean Paul Sartre der ki: “Aydın üzerine vazife olmayan işlere karışan, sorumluluk sahibi, ezilenlerden yana tavır alan ve yalnız olan insandır.”
Şimdi kalkıp korkmadan, ürkmeden, yılmadan, bıkmadan ülkemizin sesi soluğu, eli kulağı olan, hatta ta kendisi olan, ışığı hiç sönmeyen aydınlarımıza sevgimizi, saygımızı, minnetimizi niçin sunmayalım? Ya da yaşamın her alanında örnek oluşturdukları ve öncü oldukları için onları niçin sık sık dile getirmeyelim?
Emeğini ve birikimini savundukları ilkeler ve insanlık uğruna cömertçe sundukları için, birkaç kuşağa rol model oldukları için, dik ve onurlu duruşlarından asla ödün vermedikleri için, her daim vicdanlarının sesini dinledikleri için onları nasıl ellerimiz kızarıncaya kadar alkışlamayalım?
Bilgilerini, birikimlerini, deneyimlerin iç içe yoğurup sundukları için, entelektüel cesaretleri için, herkesin sustuğu yerde konuşup yazdıkları için, dönemsel rüzgarlarla eğilip bükülmedikleri için, özgür düşüncenin onurunu korudukları için, eleştirinin gerekli, entelektüel cesaretin elzem, vicdanın kaçınılmaz olduğunu hatırlattıkları için, hele de kendilerinden sonrakilere alan açıp, yol gösterdikleri için onları nasıl örnek almayalım?
Bağımsız, bağlantısız, sorumluluk sahibi olan, güç........