Dil Susar, Gözler ve Beden Konuşur… |
Kadınlık zor zanaat doğrusu, yaşı, konumu, işi ne olursa olsun takdiri az, tenkidi çok olan zor yolların yolcusuyuz. Kritik dönemeçlerde bile hırsının kurbanı olan, sınırlarını sınırlamayan, hep haklı olan, hep onun dediği olanların yüzünden hayallerinin çoğu kursaklarında kalanlarız…
Örneğin; Onur, Kudret, Yiğit, Şeref, Güçlü, Arif, Hakan, Zarif, Hüküm, Aslan, Pars, Mert, gibi iddialı isimler neden hep erkeklere verilir. Buson, Songül, Yeter, Sonnur gibi “kız artık gelmesini” çağrıştıran isimler de kadınların payına düşer?
Neden çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, elektrik süpürgesi gibi reklamlarda kadın kullanılır? “Senin işin temizliktir, mutfaktır” demek için mi? Neden soyut anlamda kadınlar kışı yaşarken erkekler yazı yaşar? Neden ihtiyat, tedbir, dikkat bizden kibir, güç, gövde gösterisi onlardan sorulur ve beklenir? Neden baş rolü üstlenenler, karar mekanizmalarında oturanlar; keskin, kesin, köklü adımlar atmak yerine, acil çıkış yolları bulmak yerine, anlaşılabilir ve kabul edilebilir olmayan açıklamalarıyla sorun yaratmayı ve yaraları kanatmayı tercih ederler?
Neden bunca yakıcı sorun varken görmezden gelirler? Kadınlar öldürülüyor unutmayın!
Neden namus cinayeti gibi cinsiyetçi kalıplarla geçiştirdiğimiz ölümlerin ardında hayatı ve hayalleri bitirilen kadınların, annesiz kalan çocukların, evlatsız kalan ailelerin, arsasını, tarlasını satıp okuttuğu kızının cenazesini teslim alan ana babaların ömür boyu kurumayacak gözyaşları, dinmeyecek yasları görmezden gelinir?
'Namus........