Et Fabrikalarımız AVM Oldu: Türkiye'nin Gıda Bağımsızlığı Nasıl Yok Edildi?
Et ve Balık Kurumu 1952 yılında kuruldu. 1975'te pazar payı yüzde 35'e ulaştı. 1992'de özelleştirme kapsamına alındı. 30'dan fazla tesisi parça parça satışa çıkarıldı. Ankara Kombinası 1995'te GİMAT'a 22,3 milyon dolara satıldı. Alıcılar arsanın 50 dönümünü Migros'a kiraya verdi ve AVM yaptırdı. Bir zamanlar Ankara Orman Çiftliği'nin yanı başındaki, Ankara Akköprü’deki o AVM, hepimize ait Et ve Balık Kurumu'nun kombinasıydı.
Ağrı Et Entegre Tesisi 25 milyar liraya satıldı. Alıcısı bir yıl içinde kapattı. Devlet, 60 milyar liraya tesisi geri aldı ama tesis bir daha hiç açılmadı. Et ve Balık Kurumu'nun 18 tesisi satıldı, 3'ü kapatıldı, 5'i başka kamu kurumlarına devredildi.
Süt Endüstrisi Kurumu, ülkenin süt işleme kapasitesinin yüzde 27,4'üne sahipti. 32 tesisi vardı. 1995'te tesisleri parçalanarak satıldı. İstanbul Tesisi ve SEK markası Koç Grubu'na 1,8 trilyon liraya satıldı. Oysa sadece arsasının değeri 18 trilyon liraydı. Hepimizin ortak varlığı, arsa değerinin onda birine tüm varlığıyla büyük bir sermaye grubuna devredildi.
4 tesisi, Tekfen Grubu'nun Mis Süt'üne satıldı. Bu tesisler daha sonra Nestle'ye devredildi. Sözleşmedeki 3 yıllık işletme taahhütüne rağmen hepsi kapatıldı.
YEMSAN'ın 26 fabrikasının tamamı 1993-1995 yılları arasında özelleştirildi. Devlet, yem üretiminden tamamen çekildi. 6 fabrika tamamen kapatıldı. EBK, SEK ve YEMSAN'ın eşzamanlı tasfiyesiyle, hayvancılığı ayakta tutan ana damarların tamamı kesildi.
Gıda politikalarımızdaki köklü dönüşüm, 24 Ocak 1980 Kararları'yla başladı. Süleyman Demirel hükümetinde ekonominin mimarı olan Turgut Özal bu paketi tasarladı. Paket, tarımı koruyucu mekanizmalardan yoksun bırakarak uluslararası rekabete açtı. Devletin çiftçiden ürün satın........
