Deprem Yine Olacak |
Aslında yer kabuğu bize yeni bir şey söylemiyor. Milyonlarca yıldır yaptığı şeyi yapıyor; geriniyor, kırılıyor, kendi dilince "Ben buradayım" diyor. Sorun doğanın bu hoyrat hareketinde değil. Sorun, bizim bu coğrafyada adeta bir balık hafızasıyla yaşamayı kendimize hak görmemizde. Yer her sarsıldığında, sadece binalar değil, o her şeyi çabucak unutan toplumsal belleğimiz de sallanıyor. Ama ne yazık ki, enkaz altından canlarımızı çıkarırken döktüğümüz gözyaşları kurur kurumaz, o hafıza yeniden sıfırlanıyor. Biz, acıyı çok hızlı yaşayan ama bir o kadar da çabuk tüketen bir toplumuz. Deprem anında kenetleniyoruz; çorbalar kaynıyor, battaniyeler gönderiliyor, ekranlarda ortak yayınlar yapılıyor, "Bir daha asla aynı hataları yapmayacağız" yeminleri havada uçuşuyor. Sonra? Sonra hayatın o gürültülü ritmi geri geliyor. Siyasetin kısır döngüsü, ekonominin günlük telaşı, sosyal medyanın sabun köpüğü gündemleri arasında o büyük felaketler birer istatistiğe, yıl dönümlerinde paylaşılan siyah beyaz fotoğraflara dönüşüyor.
Toplumsal hafızamız öylesine zayıf ki, depremi adeta mevsimsel bir hava olayı gibi algılıyoruz. Kar yağar, yollar kapanır, kar erir ve biter… Deprem de öyle sanılıyor. Oysa deprem bir mevsim değil; bu........