We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Para dağıtmak kolay ama asıl sorun kaynak: peki o kadar para nereden bulunur?

1 0 0
22.05.2020

Para dağıtmak kolay ama asıl sorun kaynak:
peki o kadar para nereden bulunur?

Ortalama insanımız iyidir hoştur da o siyaset bardağının dolu tarafına bakar ve sorar:
“Bu politikacı bana ne veriyor?”
Belki uzun dönemler düşünüldüğünde çok doğru bir anlayış değil, devlet yönetme anlamında yapılan politikacılık öyle kısa dönemlerde halkı sevindirecek şeylerden çok devleti güçlendirmek, geleceği ve gelecek nesli sağlama almak, olası risklere karşı tedbirli davranmak ama…
Sonuçta “seçim” dediğin çarçabuk geliyor ve o kısa dönemde “siyaset yapmak” halkın o günde sevinmesine , en azından sevinme umudu verilmesine dayanıyorsa “partici”lerin yaptığı da bu.
-İktidardaysa bir şeyler dağıtmak,
-Muhalefetteyse bir şeyler dağıtılacağının umudunu vermek.

Peki, muhalefetteyken de dağıtmakla bir şeyler elde edilemez mi?
Bence bu işe hiç girmemek daha doğru. Çünkü muhalefet kıt imkanlarıyla ne verebilirse versin, o rekabet ortamında suyun başındaki iktidar her zaman daha fazlasını vererek bütün gayreti boşa çıkarabiliyor.
Dolayısıyla muhalefetin yapacağı iş, eldeki imkanları dağıtma yarışına girmektense gelecekte neler yapacağını anlatma gayretine girmek.
Gerçi “Eldeki kuş daldaki kuştan daha iyidir” denir ve daha inandırıcıdır ama akıllıca çalışmalar ve etkili propaganda ile bunun üstesinden gelmeye çalışmaktan başka çare de yok gibi.
O zaman, partiye yakın ya da iktidara uzak olup zaten inanmaya hazır olanları inandırmakta sorun olmaz ama hem zor inananları ikna hem bir gün gelip iktidar olunduğunda zor durumda kalmamak için siyasi iddia sahiplerinin daha şimdiden bu zor sorunun yanıtını vermeleri gerekli.

Dönem kötü, şartlar ağır, beklenti çok, vaadsiz de bir şey olmuyor ama siyaset yarışının bu en zor sorusuna cevap hazırlamak da öyle “boş ver, nasıl olsa bulunur bir çaresi hele o günler bir gelsin” denmeyecek kadar önemli.
Hatta siyasette kimin ya da kimlerin peşine düşülmeli gibi bir başka temel sorunun cevabını bile ortaya koyacak kadar da “hayati”

Evet: “O kadar para nereden bulunacak?”
Gelelim olası cevaplara:
1.Dara düşen her yönetimin aklına ilk gelen çözüm “Gidelim IMF’e, düzeltsin bu ekonomiyi”dir.
Bu denebilir mi?
Denebilir tabii…
Hep denmiştir de. Bunun da birkaç yolu vardır;
- “O zaman öyle demiştik ama şimdi şartlar böyle gerektiriyor, mecburuz” dersiniz,
- “Hayır asla gitmeyeceğiz” diyenleri değiştirir, kabahati başkasına yükler yine devam edersiniz,

Peki bu bir çözüm olur mu?
- Asla olmaz. Çünkü IMF bir ülkenin ekonomisini ve bütçesini, sadece dış ödemelerini düzene koyabilmek için öyle ya da böyle “düzeltir”. Ve geçmiş günlerden de hatırlanacaktır ki IMF bu düzeltme olayında asla kendisini desteğe çağıran ülkenin halkının beklentilerini, umutlarını gerçekleştirmek derdinde değildir.
Her IMF düzenlemesinde birinci uygulama, ithalatı kısmak, ihracatı özendirmek için döviz kurunu yükseltmek, bazı kamu hizmetlerine son vermek, “transfer ödemeleri” denen ve fakir fukaraya ya da birilerine sosyal destekleri kaldırmak, yeni vergiler koymak, asgari ücretleri kısmak, imkânı varsa biraz daha “özelleştirme” yani kamu malı satmaktır.
Bu tablo halkın umudunu ya da halka siyasetçinin halkına verdiği umudu gerçekleştirir mi?
- “Asla”.

Olur mu?
Eh, daha politik bir yoldur.
Bu durumda halka verecek fazla bir şeyiniz olamaz ama:
-“ha gayret” diye özveriye çağıran kampanyalar yapabilirsiniz.
-Böyle bir tabloda ortada olmasa da aslında her zaman “bir kenarda IMF” vardır.

Zira bizim de imzamız bulunan o IMF sözleşmesinin dördüncü maddesine göre, IMF’ciler, her yıl üye ülkeleri ziyaret ederek, ekonomik ve finansal alandaki gelişmeler konusunda bilgi alır ve her şeyi gözden geçirdikten sonra durumu İcra Direktörleri Kurulu'nda ele alınmak üzere bir rapor hazırlarlar.
Bu rapor, ülkenin “Ekonomik karne”sidir. Ve dışarıdaki sermaye de dış krediler de ülkeye geleceklerse her hal ve karda bu karneye bakarlar.
- “İyi de IMF’e gitmeyeceğiz dedik ama onlar zaten başka bahaneyle de gelecekse ne anladık bir bu işten” denecektir tabii…

Şu anlaşılmalıdır:
- IMF kaynaklı bir krediyi kullanmamışsınızdır.
- Her adım atacağınızda IMF’e sormak zorunda kalmaz ama onlar attığınız her........

© Gerçek Gündem