Geçim Askıya Teslim
Günlerdir ekonomi gündemini fon krizi meşgul ediyor. Her ne kadar yatırımcıların takdiri ve yatırımcı teveccühü şeklinde geliştirilen olumlu siyasi refleksle ortam sakinleştirilmeye çalışılsa da fonlardaki dolarizasyon oranın yüzde 40’ın üzerinde artması, para piyasası fonlarından iki haftada 468 milyarlık çıkışın yaşanması, döviz mevduatlarında 1 milyar 342 milyon dolarlık artış ve Borsa İstanbul’daki sert kayıplar yaşanılan paniğin boyutunu ortaya koyuyor.
Konuya ilişkin uluslararası değerlendirmeler de farklılık gösteriyor. S&P fonların tasfiye sürecine ilişkin gelişmenin ülkenin kredi notu açısından aşağı yönlü bir baskı oluşturmayacağını belirterek hanehalklarının reel para birimi cinsinden varlıklara güven duymaya devam etmesi durumunda olumsuz etkilerin sınırlı kalacağını belirtirken J.P.Morgan ise fon sektöründeki çalkantının Türkiye ekonomisi açısından geniş sonuçlar doğurabileceğini krizin 2026 yılı için yüzde 3’lük büyüme tahmini üzerinde anlamlı aşağı yönlü risk oluşturduğunu belirtti.
Her ne kadar fon krizinin piyasaya etkilerini azaltmaya ilişkin bazı adımlar devreye girse de SPK’nın tasfiye işlemleri ile fonların ellerindeki varlıkların hangi fiyatlardan nakde çevrilebileceği ve yatırımcıların gerçek kaybını karşılayıp karşılayamayacağı yanıt bekleyen sorular olmaya devam ediyor.
Tabii ki tüm bunlar yaşanırken ülkenin önemli bir ekonomik sorunu olan enflasyona ilişkin veri bu haftanın ekonomi gündeminde yer aldı. TÜİK eylülde tüketici fiyatlarının bir önceki aya göre yüzde1,84 artış gösterdiğini yıllık........
