Kuyumcu olduğunu da söyleyin

İslam Memiş, ekonomi yorumculuğunun yükselen yıldızı. Ekonomi ve piyasaya ilişkin analizleri sürekli olarak ekranlarda, haber sitelerinde, gazetelerde yayımlanıyor.

Haber Global’den Yeni Şafak’a, Ulusal Kanal’dan TV 100, A Haber, Sözcü TV ve Cumhuriyet’e kadar hemen tüm medya kuruluşlarında itibar görüyor yorumları. Son iki aydır da bütün bunlara ilaveten bir de Hürriyet gazetesinde köşe yazılarına başladı.

Unvanı da çok. Kimi ekranda portresinin altına “finans analisti” ya da “finans uzmanı” yazıyor, kiminde de “altın ve para piyasaları uzmanı”, “ekonomi yazarı” ya da “ekonomist”.

Oysa İslam Memiş, Atatürk Üniversitesi İşletme Yönetimi bölümünden mezun. Sonrasında Günaydın ve Akşam gazeteleri ile aile şirketinin finans bölümünde çalışmış. Ardından Anadolu Ajansı’nda 4 yıl ekonomi editörlüğü görevini yürütmüş. Youtube’da videolar, sosyal medya ile haber kanallarında yaptığı yorumlarla finans piyasasında ve medyada ünlenmiş.

Kariyer öyküsü bu. Ancak bir yandan da kuyumculuk yapıyor; Ticaret Sicili gazetesinde de kendi adına kayıtlı kuyumculuk şirketi var. Gazetecilerle de çoğu kez mağazasında görüşüyor. Yayın sırasında fonda altın tezgâhı görünüyor. Son olarak da ABD ve İsrail’in, İran’a saldırısıyla başlayan savaşın ekonomiye etkileriyle ilgili analizleri yayımlandı, gazete ve televizyonlarda.

Memiş’in finans, piyasa, ekonomi konularındaki yetkinliği, analizlerinin başarılı olup olmadığı uzmanlarının değerlendireceği bir konu. Zaten son günlerde altın fiyatları düşüp, altına hücum başlayınca birçok uzmanın da “uzmanlığı” tartışılır oldu. Hatta internette “Altın düşüşe geçti, piyasayı gazlayan ekonomistler ortadan kayboldu” haberi yayımlandı.

Gerçi Memiş, “öngörülerini güncellemeye” gerek görmediğini yazdı, ama bir gazeteci olarak beni ilgilendiren yanı, öngörüleri değil. Altın piyasalarıyla ilgili yorumlarda bulunan bu kişinin aynı zamanda bir “kuyumcu” olduğunun okura ve izleyiciye bildirilmemesi.

Oysa bu çok önemli. Çünkü analizlerde bulunup insanları yönlendirdiği “altın piyasası”nın bizzat oyuncusu durumunda, altın alım satımından para kazanıyor. Tam bir “çıkar çatışması” durumu söz konusu. Yorumları ile işini karıştırmasa da böyle bir çatışma olduğu bariz.

İslam Memiş, “çıkar çatışması”nı gizlemiyor; medya ve TV yöneticileri de biliyor bu durumu.

Buna rağmen de bir sakınca görmüyorlar onun analizlerini yayımlamakta. Ekranlarda, köşelerde türlü unvanlarla tanıtırken bir de “kuyumcu” olduğunu yazsalar da insanlar, eksiksiz bilgilense…

AKIN GÜRLEK’İN OLDUBİTTİSİ

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, yargı muhabirleriyle bayramlaşmasına ANKA, Nefes, NOW TV ve Sözcü muhabirlerini de çağırması önemli bir değişimdi.

Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklara, kamu kuruluşlarına alınmayan muhalif medya için çalışma alanındaki sınırlamanın bir nebze olsun rahatlaması, muhatap alınmaları anlamına geliyordu. Fakat muhalif medyanın tamamı davet edilmemişti.

BirGün’den İsmail Arı’nın “halkı aydınlatıcı bilgiyi alenen yayma” (!) suçlamasıyla tutuklanmasının ertesi gününe rastlayan bayramlaşma tam bir oldubittiye getirildi; muhabirlere soru sorma izni verilmedi. Gürlek, geldi, gazetecilerle tanıştı; toplu fotoğraf çektirdi ve gitti. Birkaç dakikada olup bitti bunlar. O yüzden koşulları zorlayıp soru sorma olanağı bulamadılar.

Ama toplu fotoğraf, bakanlık web sayfasından yayımlanarak muhabirler, halkla ilişkiler faaliyetinde aksesuar olarak kullanıldı. Bakanlık açıklaması da “Bakan Gürlek,… yargı muhabirleriyle bayramlaştı. …. bayramlarını tebrik etti. … bir........

© Gazete Pencere