Ulusal çıkarlar dünyanın çıkarlarıyla çatışır mı?
2026 yılının bir öncekinden daha güzel olmasını pek beklemiyorduysak da, insanız elbette, umut etmek istiyorduk. Ne var ki içinde yaşadığımız çağın acı gerçekleri yeni yılın daha ilk haftasında kendini gösterdi. Maşallah dediğimiz yıl üç gün yaşadı desem çok mu kötümser olur?..
Bu hafta olup biten birçok şeyin arasında dünya sahnesinde belki de gözden kaçan önemli bir konu, Amerika Birleşik Devletleri’nin yine çok sayıda Birleşmiş Milletler (BM) organizasyonundan çıkmaya karar vermesiydi. Kısaca hatırlayacak olursak, başkan Trump’ın ilk döneminde zaten UNESCO da dahil olmak üzere birçok örgütten çıkmışlardı. Sonra yönetim değişince yeniden geri dönmüşlerdi. Şimdi ise, ikinci Trump yönetiminde başladıkları işleri tamamlama yolunda ilerliyorlar. Paris İklim Anlaşması’ndan çıkmak başkanın geçen yılki ilk işi olmuştu. Onun resmi süreci de tamamlandı ve 7 Ocak 2026’dan itibaren ABD artık Paris Anlaşması’na taraf değil. Tam da o gün, başkan Trump imzaladığı yeni kararnamelerle uluslararası toplumdan daha da uzaklaşmak üzere hareket alanını genişletti.
ABD bu defa hangi organizasyonlardan çıktı bir bakalım; toplamda 33 kuruluşla ilişiğini kesti ve bunlar arasında hukuktan ticarete, kültürden insan haklarına birçok yapı olsa da, bizim ilgi alanımızda olanlar arasında bulunan Ormansızlaşmanın Azaltılması Programı ve BM Su ve BM Okyanuslar gibi çevre odaklı organlara dikkat çekelim.
BM’nin ormanların korunması için farklı birkaç programı var. Ormanlarını koruyan ülkelere fonların aktarıldığı ama daha çok ülkeler arasında bir diyalog platformu olan yapılar. Somut sonuç elde edemedikleri her zaman yapılan bir eleştiri. Yine su ve okyanus programları da küresel su krizini ele alarak temiz içme suyu, suya........
