Olan oldu artık, bundan sonra ne olacak ona bakalım…

ABD-İsrail ile İran arasında başlayan çatışma artık sadece “uzakta bir savaş” değil; cebimize, faturamıza, kredi faizimize dokunabilecek bir ekonomik risk haline gelmiş durumda. Çünkü bu bölge, dünyanın enerji damarlarının geçtiği yer. Orada yaşanan her gerilim, petrolü, doğalgazı, taşımacılığı ve dolayısıyla hayat pahalılığını etkileyebiliyor.

Bugün piyasaların baktığı soru “Kim kimi vurdu?” değil. Asıl soru şu: Petrol ve ticaret akışı bozulacak mı? Çünkü ekonomi için önemli olan savaşın kendisi değil, savaşın maliyeti ve süresi. Kimse ölen masumlarla ilgilenmiyor.

Brent petrol 75 Dolara yükseliyor gibi ama kararsız. Dün sabah erken saatlerde piyasa henüz “tam felaket” senaryosunu fiyatlamadı. Eğer çatışma kısa sürer ve Hürmüz Boğazı tamamen kapanmazsa, petrolün 80–95 dolar aralığına yükselmesi mümkün. Daha sert ama kısa bir senaryoda 100 doların biraz üzeri görülebilir. Bu ne demek? Benzin pahalanır, taşıma maliyeti artar, marketteki fiyatlar bir süre daha yükselir.

Savaşın kısa sürdüğü senaryoda küresel enflasyon yaklaşık 0,5–1 puan artabilir. Dünya ekonomisi de yaklaşık yarım puan yavaşlayabilir. Yani büyüme düşer ama sistem çökmeyebilir. Merkez bankaları faiz indirmekte zorlanır ama panik havası oluşmaz.

Altın ve gümüş tarafında ise kısa sürede “korunma” refleksi devreye girecek elbette. Dün sabah altın 5.300 dolar civarındaydı. Kısa süreli belirsizlikte 5.500–5.800 dolar aralığına çıkması şaşırtıcı olmaz. Gümüş de benzer şekilde yüzde 10–20........

© Gazete Pencere