Merkez Bankası top çevirmeye devam ediyor…

Merkez Bankası politika faizini yüzde 37’de sabit tutarak aslında piyasaya şunu söyledi; “Ben şimdilik yeni bir şok yaratmak istemiyorum, ama gevşemeye de şimdilik niyetim yok.” Bu karar ilk bakışta sade görünüyor. Faiz değişmedi, koridor değişmedi, metin çok sertleşmedi.

Kararı ekonomik açıdan okursak: Merkez Bankası’nın önünde oldukça zor bir denklem var. Bir tarafta enflasyon hâlâ yüksek. Enerji fiyatları jeopolitik gelişmeler nedeniyle oynak. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her hareket Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde doğrudan cari açık, kur ve enflasyon beklentisi üzerinden hissediliyor. Diğer tarafta iç talep zayıflıyor, şirketler finansmana erişimde zorlanıyor, kredi maliyetleri reel sektörü sıkıştırıyor. Böyle bir tabloda faiz artırmak enflasyon beklentileri açısından daha güçlü bir mesaj olabilirdi, ama büyüme ve şirket bilançoları açısından yeni bir baskı yaratırdı. Zaten faiz arttı diye enerji ve gıda fiyatları düşmüyor.

TABELAYI DEĞİŞTİRMEDİ AMA…

Merkez Bankası bu yüzden “sabit tutma” kararını tercih etti. Ama burada ince bir ayrıntı var. TCMB politika faizini yüzde 37’de bırakırken, fiili fonlama maliyeti zaten daha yukarıda, yani yüzde 40 seviyesindeki gecelik borç verme faizi etrafında şekilleniyor. Bu da bize şunu gösteriyor: Merkez Bankası resmi tabelayı değiştirmedi, ama piyasaya verdiği paranın maliyetini zaten daha sıkı bir noktada tutuyor. Yani teknik olarak faiz artışı yapmadı, fakat uygulamada gevşek de davranmadı.

GÖRÜNEN VE HİSSEDİLEN FAİZ FARKLI

Buna para politikasında “görünen faiz” ile “hissedilen faiz” arasındaki fark diyebiliriz. Tabelada yüzde 37 yazıyor, ama piyasanın nefes aldığı yerde yüzde 40 hissediliyor. Bu durum kısa vadede işe yarayabilir. Çünkü siyasi olarak “faiz artırmadık” denir, piyasa tarafına ise “merak etmeyin, likiditeyi sıkı tutuyoruz” mesajı verilir. Fakat bu yöntemin bir sınırı var. Piyasa bir süre sonra tabelaya değil, davranışa bakar. Davranış ile söylem arasında mesafe açılırsa, güven kazanılmaz; sadece zaman kazanılır.

Siyasi açıdan kararın anlamı daha da ilginç. Son günlerde faiz konusunda ortaya çıkan söylemler, ekonomi yönetiminin kolay kolay açık bir faiz artışına gitmeyeceğini gösteriyordu. Çünkü faiz artırımı sadece ekonomik bir karar değil, aynı zamanda siyasi bir mesaj haline geldi.........

© Gazete Pencere