Cereyanlar Üstüne…
Bazı tartışmalar Türkiye siyasetine yön veren veya siyaseti yorumlayan kişilerin zihniyetine dair önemli ipuçları sunuyor. Geçtiğimiz hafta, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na okudukları kitaplar sorulmuş. Özel, daha geniş perspektifli; İmamoğlu ise hapishane günlerini kapsayan yanıtlar vermişler. Ziyadesiyle konuşulduğu için ben birisi dışında kitap ismi vermeyeceğim. Ancak her ikisinin okuma zevklerinin de CHP’nin son yıllardaki politik duruşunu yansıttığını söyleyebilirim. Bazılarının bunu, özellikle İmamoğlu’nun, saatli maarif takvimi misali bir gün Nihal Atsız’ı anıp bir gün Nazım Hikmet’i övmesi, camide Kur’an tilaveti üstüne konuklarına Nutuk hediye etmesi bağlamında istikametsizlik olarak nitelemesi muhtemeldir. Neyleyelim ki reel politika böyle bir şey...
İkisinin de kitap zevkinin kesiştiği yer Tanıl Bora’nın “Cereyanlar”ı olmuş. Bunun üstüne CHP içinden ve dışından Ulusalcı unsurlar bir cadı avına giriştiler. Keşke ortada bir fikir tartışması olsaydı da izleseydik. Tartışma, bir grubu düşmanlaştırmak üstüne bina edildi. “Tanıl Bora; İletişim Yayınları’nın yazarı, editörü, deyim yerindeyse gediklisi… İletişim yayınlarının da sicili belli(!)… Öyleyse vur abalıya…” ekseninde yürütülen bir retorik izledik. İletişim çevrelerinin belli tarihi olaylara ve şahıslara yaklaşımı, “Yetmez ama evet!” sürecindeki tutumu, bu çevreden birilerinin ilk dönemlerinde AKP’yi desteklemiş olması veya yine bu çevrelerden birilerinin Gülenci Yapı’nın, Abant kamplarında konuşmacı&panelist olarak........
