Usulüne uygun baskı
Siyasal muhalefetin yalnızca partilerden oluştuğunu düşünmüyorsunuz, değil mi? Aslında olayın esas kahramanları biziz.
Geçmişte yaşadığımız adaletsizlikleri, baskıları, krizleri tamamen unutuyor muyuz? Belki yıllarca açık açık konuşmadık ama hafızamız kaybolmuyor. İşten atılan gazeteciler, hapis yatanlar, yasaklanan partiler, hapse giren siyasetçiler, ekonomik travmalar unutana hikâye gibi aktarmamız için şurada bekliyor. 24 senede devlet arşivleri sessizleşebilir ama mutfak masaları, dost buluşmaları kolay kolay sessizleşmiyor. Buna toplumsal hafıza diyelim.
Sokakta slogan atmıyoruz belki ama içten içe biriken bir şey var. Korkudan, yorgunluktan ya da sonuç alamayacağımızı düşündüğümüz için susuyoruz. Fakat, suskunluğun bazen kabul değil, bir bekleme biçimi olduğunu hatırlatmak isterim. Ekonomik baskı, adalet duygusunun zedelenmesi ve aşağılanma hissi derinde bir şeyleri büyütüyor.
Otoriter yönetimler medyayı kontrol ediyor, muhalefeti baskılıyor ama mutfakta olanı tamamen susturamıyor. Enflasyon, işsizlik, hayat........
