Kulak kanaması ve sol nefes
Bu hafta şu “ilke” diye pazarlanan çifte standartla bir yüzleşsek ve Maduro’yu yazsak diye içimden geçirirken düşüncelerim başka yerlere uçtu. Yine de bir çift sözüm var. Bugün hukuku kim için askıya aldığımız, yalnızca Maduro’yu değil, yarın kendimizi nasıl savunacağımızı da belirliyor, biliyor musunuz? Eğer özgürlüğü emperyalistlerin mizansenine teslim edersek, geriye kalan şey yalnızca “yüksek ahlaklı” bir seyirci tribünü olur. Yani ya alkışlarız ya da susarız.
Liberallerin ne şiş yansın ne kebap tutumu bana fenalık verdi. Kulaklarımız, Maduro’nun emperyalist bir ülke tarafından kaçırılmasını “efendim işte uluslararası toplum, otoriterleri böyle teşhir eder, hukuk arkadan gelir” kıvamında açıklamalarla gerekçelendirmelerinden kanıyor. Bir de şöyle diyorlar: Yirmi birinci yüzyılda güç böyle gösterilirmiş, romantik olmamalıymışız.
Bir gün, zamanı geldiğinde,........
