menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kesintisiz huzursuzluk

36 0
14.03.2026

Gündem Ortadoğu’da savaş olunca bir cepheye, yakın bir savaş hattına gidemeyeceğim için o zaman o ruh haline gideyim/gireyim dedim. Ne de olsa göçmen olmayı, savaşta canını kurtarmayı üç kuşak öncesinde bırakmış

-inşallah- bir neslin ahfadıyım. İngiliz yazar Evelyn Waugh’un (adı şaşırtmasın, o bir erkek) Brideshead’e Dönüş isimli romanını okudum. Aslında bu ikinci okuyuşum. Bazı kitaplar hasat zamanı gibi. Hayatın duraklarında tadı değişiyor, eviriliyor. Ne kadar yağmur aldığınıza bağlı olarak.

Waugh’un romanındaki mizah anlayışı hala canlı. Müstehzi de aynı zamanda. Ve o da canlı, eskimemiş. Ömrüne iki kocaman dünya savaşı sığdırmış bir yazar olarak alaycı olmuş, çıktığı kabukla dalga geçmiş. Ne iyi yapmış.

Bakın şimdi günümüze nasıl bağlayacağım?

Romanda İkinci Dünya Savaşı yalnızca tankların ve uçakların gürültüsü olarak yer almıyor. O aynı zamanda bir uygarlığın ağır ağır iç çekişi gibi. Savaşa gitmeyenlerin bile “eski” bir dünyanın çözüldüğünü hissettiklerindeki hüzünlü bakış var,........

© Gazete Pencere