BAYRAM TATLILARI: MASUM BİR GELENEK Mİ, CİLDİN SESSİZ DÜŞMANI MI?

Bayramlar, yalnızca bir araya gelmenin değil, aynı zamanda paylaşmanın ve ikramın da kültürüdür. Sofralar kurulur, tatlılar hazırlanır, misafire “bir dilim daha” ısrarı adeta bir nezaket göstergesi hâline gelir. Ancak bu zarif ısrarın, bedenimiz ve özellikle cildimiz üzerinde bıraktığı etkiler çoğu zaman göz ardı edilir.

Şeker, günlük hayatımızda çoğu zaman yalnızca kilo ile ilişkilendirilir. Oysa cilt sağlığı söz konusu olduğunda, şekerin etkisi çok daha derin ve çok daha sessizdir. Tükettiğimiz rafine şeker, vücutta “glikasyon” adı verilen bir süreci tetikler. Bu süreçte şeker molekülleri, cildin en önemli yapı taşları olan kolajen ve elastin liflerine bağlanarak onların işlevini bozar. Sonuç olarak cilt, zamanla esnekliğini kaybeder, matlaşır ve yaşlanma belirtileri daha erken ortaya çıkmaya başlar.

Bayram dönemlerinde bu etki daha da belirgin hâle gelir. Çünkü mesele yalnızca bir dilim tatlı değildir; gün içine yayılan tekrar eden şeker tüketimidir. Sabah çikolata, öğlen şerbetli tatlı, akşam bir başka ikram derken kan şekeri gün boyu dalgalanır. Bu dalgalanma yalnızca........

© Gazete Pazar