ABD ve İsrail'in İran'a saldırısında 10. gün: Füze Savaşının Gölgesinde Yeni Bir Bölgesel Hesaplaşma |
Orta Doğu, son on gündür belki de son yılların en kritik askeri gerilimlerinden birine sahne oluyor. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı kapsamlı saldırıların ardından başlayan çatışmalar, artık sadece üç ülke arasında değil; Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanan geniş bir coğrafyada hissedilen bölgesel bir krize dönüşmüş durumda.
Bugün çatışmaların onuncu günündeyiz. Her geçen gün yeni füze saldırıları, hava operasyonları ve karşılıklı misillemeler yaşanıyor. Ancak bu savaşın sadece askeri değil, jeopolitik ve stratejik bir anlamı da var. Çünkü sahada görülen saldırılar aslında tarafların uzun vadeli hedeflerinin bir parçası.
ABD ve İsrail’in Stratejik Hedefi
Çatışmanın fitili, ABD ve İsrail’in İran’ın askeri altyapısı ve yönetim kadrolarını hedef alan geniş çaplı saldırılarıyla ateşlendi. Bu operasyonlarda İran’ın önemli askeri merkezleri ve üst düzey isimleri hedef alındı.
Batı cephesinin temel hedefi üç başlıkta özetleniyor:
İran’ın nükleer kapasitesini zayıflatmak
Devrim Muhafızları’nın bölgedeki etkisini kırmak
Tahran yönetimini siyasi olarak baskı altına almak
ABD yönetimi bu operasyonları “bölgesel güvenlik” çerçevesinde savunsa da, İran cephesi saldırıların gerçek amacının rejimi zayıflatmak ve enerji........